PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Rİbaund


Ahmet Dedeoğlu
08-26-2007, 09:38 PM
Bundan yıllar önce,TGRT FM' de canlı yayında basketbol programına başlarken,programın adı hakkında arkadaşlarla fikir alışverişi yapmış ve RİBAUND isminde karar kılmıştık.O sıralarda,yani aşağı yukarı 10 küsur yıl önce Türkiyenin yumuşak karnı RİBAUND' du.Çünkü uzun oyuncu sıkıntısı vardı.Size'lı rakipler karşısında eziliyorduk.Bundan dolayı RİBAUND' un maçtaki önemini vurgulamak için programa bu ismi koymuştuk.Efes turnuvasında da yine ribaundlarda sıkıntı yaşadık.Bu sıkıntıyı aşmak için Tanjeviç ,size'lı oyunculardan kurulu beşi sahada çok tutmaya çalıştı ama yetmedi.
Amerika'nın efsane coachlarından John Wooden'un bir sözü RİBAUND' un önemini daha iyi vurgulamaktadır." Potalara hakim olan maça hakim olur." Yani oyunun her iki tarafında daha çok ribaund alan takım genellikle maçı kazanır.
Savunma ribaundunu alınca,bir defa rakibe ikinci ve üçüncü şut hakkını vermez ve hızlı hücumla kolay sayı imkanı bulursunuz.Hücum ribaundunu alınca veya tipleyince de ikinci üçüncü şut şansları bulur ve hızlı hücumla yenebilecek bir kolay sayı tehlikesinden uzak durursunuz.Tabii her genellemenin bir istisnası olduğu gibi-( İstisnalar kaideyi bozmaz,kuralı vardır-) ,bunun da bir istisnası var.O da ,TURNOVER dediğimiz top kayıplarıdır.Söz top kayıplarına gelince,Hırvatistan maçında,en kritik anlarda,kırılma noktalarındaki gardlarımızın yaptığı top kayıpları,bize maçı kaybettirdi.Daha önceki yazımda da belirttim.Bir takım point guardı kadar iyidir.Savunma da hücum da point guarddan başlar.Bizde Sırbistan maçında çok iyi oynayan Engin Atsür,geleceği çok parlak bir oyuncumuz.Ancak Avrupa liglerinde daha oynamadı.Tecrübesi az.Bu sene Benetton da tecrübe kazanınca çok daha iyi olacak.Bakın Hırvatistana.Üç guard da çok tecrübeli.Planicic,Popovic ve Ukic.Neticede hem savunmada hem hücumda onlarla başarılı olup maç kaybetmeden şampiyon oldular.Bir takım transfer yaparken önce 1 sonra da 5 numaraları alır.1 mi 5 mi daha önemli derseniz,tecrübeli antrenörler öncelikle 1 numara diyecektir.Çünkü topu ona teslim edersiniz,emanet edersiniz ve koşar hücuma yerleşirsiniz.En sıcak eli o bulacaktır.En verimli hücum setlerini o uygulatacaktır.İnsiyatif ve saha görüşünü çok iyi kullanıp ceza kesecektir.Coachun beynini sahada uygulayacaktır.Tabii ki top kaptırıp da moralleri sıfırlamayacak bir süper fundementala sahip olacaktır.
Biz Avrupa şampiyonasına kadar,özellikle savunmadaki zaafiyetlerimizi giderirsek ( pick and roll ve penetre savunmaları ) hücumda da topu daha hızlı ve verimli kullanır,Hidayet ve Mehmet Okur başta olmak üzere kapasiteli olan oyuncularımızı en verimli bir şekilde kullanırsak,oyuncu rotasyonunda da kenar yönetim hata yapmazsa,bir de motive olup,maçın sonuna kadar konsantre olursak,ümit veren bir turnuva sonunda kazandığımız ikincilik ve son maçlarda kaydettiğimiz gelişme ile Avrupa şampiyonasında iyi bir derece elde edebiliriz.

Ahmet Dedeoğlu
08-27-2007, 12:17 AM
Ben zaten başlığı yazarken RİBAUND VE İSTİKRAR diyecektim.Sonra İstikrarı unuttum.:)Japonyadaki Dünya şampiyonası öncesi İspanya milli takımı,yaptığım araştırmaya göre,hazırlıkların başlangıcından itibaren yaptığı bütün hazırlık maçlarını kazanmış.Hiç kaybetmemiş.Yani kazanma alışkanlığı kazanmış.:)Winner bir takım olmuş.Şimdi Hırvatistan da bunu yapıyor.Her maça ayrı bir önem vererek,sadece o maçı ve o rakibi düşünerek çıkmak lazım.Şimdi maçtaki hatalara baktığımızda ilk periodda yedi dakika oynayan,sonra oyundan çıkan İbrahim Kutluay son iki buçuk dakikada kurtarıcı olarak buz gibi oyuna giriyor.Hidayet maça motive olamıyor.Mehmet motivasyon eksikliğinden NBA de hiç kaçırmadığı faul atışlarını kaçırıyor.Ender Arslan yine aynı eksiklikten eskiden attığı şutları sokamıyor.
Oyuncu rotasyonunu çok iyi kullanması lazım Tajneviçin.Kenara alınan adamları unutmamak ve soğutmamak lazım.
İşte her zaman söylediğim gibi,kenar yönetim fazla hata yapmazsa,Hidayet ve Mehmet devreye girerlerse,takım motivasyonunu ve konsantrasyonunu kaybetmezse iyi bir derece alırız inşallah.
Bu arada 1997 yılında TGRT FM de yaptığım RİBAUND programında şimdiki Hırvatistan'ın coach'u JASMİN REBRECA' yı konuk etmiştim EFE AYDAN ile beraber canlı yayında.O zamanlar TOFAŞ' ı çalıştırıyordu.Açıkçası çok fazla beğenmiyordum coachluğunu.Ancak bu zamana kadar kendini çok çok geliştirmiş.Şimdi en beğendiğim coachlardan.Gelişmeyi düşünen antrenörlere iyi bir örnek.Öğrenmenin ve kendini geliştirmenin yaşı yok.İşte Rebresa gibi inşallah Tajneviç 'de benim düşüncelerimi değiştirir.