Ahmet Dedeoğlu
09-17-2007, 02:20 AM
Bir basketbol maçını kazanmak için önce inanacaksınız ve de kararlı olacaksınız.Yani rakibi savunmada ve hücumda yenmeye,maçı kazanmaya bunları yapmak için de savaşmaya,son saniyeye kadar mücadele etmeye maça çıkmadan karar vereceksiniz ve de buna tam olarak inanacaksınız.İnanmazsanız başaramazsınız.Determination,yani Kararlılık, maçın kazanılmasında gerekli olan savunma,mücadele,şut seçimleri vs.gerekli olan herşeyi yaptıran bir anahtardır.
Buraya kadar yazdıklarım,daha önceki KARARLILIK VE İNANÇ başlıklı yazımdan alıntı yaptığım ilk paragraftır.Bu terimlerin önemini vurgulamak için böyle bir giriş yaptım.Avrupa şampiyonası final maçında hep geriden gelmesine rağmen son saniyelerde maçı ve kupayı kazanan Rus milli takımı şampiyon olmak için ne kadar kararlı ve inançlı olduklarını bize ve bütün dünyaya gösterdi.
Bir antrenörün,maçın kazanılmasında veya kaybedilmesinde,hedefe ulaşmakta veya uzaklaşmakta ne kadar önemli olduğunu bu şampiyonada bize iki coach net olarak gösterdi.Davit Blatt ve Bogdan Tanjeviç.Biri artık bitti denilen Rusya milli takımını aldı,önce kendi inandı sonra takımın on yıldır kaybolan inancını geri getirdi,baktığımızda diğer takımlara göre,hatta bizim milli takıma göre daha az kaliteli olan oyunculara kendilerine güven aşıladı,onlardan en iyi verimi alacağı sistemi oturttu ve insisting coachig ile yani ısrarlı bir şekilde inandığı ve bildiği herşeyi takımına oynattı.Diğeri de aynı şeyleri yaptırdı.Yani bildiğini okudu.İşte netice ortada.Bir antrenörün takıma olumlu ve de olumsuz ne kadar büyük katkı yaptığının iki resmi gözler önüne serildi bu şampiyonada.Biri şampiyon oldu,diğeri fiyasko!.
Ben daha şampiyonadaki maçlarımız bitmeden önceki bir yazımda,Tanjeviçin yerine ya Rus milli takımında devrim yapan Efesin coachu veya onun gibi bir yabancı ya da Türk coach,çok sevdiğim ve inandığım yakın arkadaşım,Türkiyenin yetiştirdiği en değerli coachlardan Murat Didin gelmeli dedim.
Yine bir yazımda,en büyük sorunumuz olan point guard pozisyonunda,Türk vatandaşlığına geçmek için müracaat eden ve milli takımda oynamak isteyen Willie Solomon 'u milli takıma almalıyız görüşünü savundum.Bunu daha şampiyona başlamadan çok önce RİBAUND programında konuğum Harun Erdenay'a da söylemiştim ve seyircilerle yaptığım ankette % 61 ' e % 39 gibi bir farkla,OYNASIN görüşü çıkmıştı.
Şimdi şöyle bir hayal edin.Bizim milli takımın başında Davit Blatt ve point guard pozisyonunda da Solomon olsaydı,Rusya'nın Krilenko ve Holden ve diğer oyuncularla kazandığı şampiyonluğu bizim büyük potansiyale ve kapasiteye sahip olan Milli takımımız kazanamazmıydı?.Bence kazanırdı.Blatt'ın oynattığı,zone originli,yani zone başlayıp,rakibin ilk pas ve katından sonra man-to-man 'a dönen match up savunmasında size'lı oyuncular büyük rol oynuyor,çünkü switchlerde mismatch fazla olmuyor,bunu kapatmak için de zayıf taraf rotasyonlarını çok iyi yaptırıyor;işte bu savunmada bizim kaybolan yıldızımız Ersan İlyasova da,Hidayet de 2 ve 3 pozisyonlarında beraber oynayabilirlerdi ve birebir geçilme dezavantajı da ortadan kalkabilirdi.Yeri gelmişken bu tür değişmeli savunmayı,switching man to man şeklinde çok iyi yaptıran Türk Telekom'un coachu Ercüment Sunter'i de çok takdir ettiğimi belirtmek isterim.
Gelelim Solomon'a.Solomon'a karşı olanlar olabilir.Saygı duyuyorum ve hemen soruyorum,Holden olmasaydı Rusya şampiyon olabilirmiydi?Şampiyonluk maçının son saniyesinde eli titremeden kim sokabilirdi o şutu Rusyada?En kritik anlarda Rusyayı geri getiren,takımı oynatan hep Holden olmadımı?
Tabii ki bizim guardlarımız Engin Atsür ve Hakan Demirel ,promising,yani gelecek vadeden,ümit veren oyuncular,ama Solomon ile birlikte Engin ve Ender bu şampiyonada oynar;Hakan da kulübünde alacağı süreler fazlalaşınca seneye veya sonraları takıma girmeye çalışırdı.Yani Solomon bir taraftan,takıma katkı yaparken diğer taraftan da rekabet ortamını kamçılayacak,guardların kötü oynama hak ve kredilerini azaltacaktı.
Neticede acilen birinci öncelikli sorunumuz Tanjeviçe teşekkür etmek,ve yerine bahsettiğim tarzda Türkiyeyi ayağa kaldıracak bir Head Coach getirmektir.
Federasyon ve Başkan Turgay Demirel bütün dünyanın gördüğü bu gerçeği artık görmeli ve Tanjeviçten hemen istifasını istemelidir.
Ahmet Dedeoğlu
Spor Yazarı-Basketbol Antrenörü
ahmet_dedeoglu57@hotmail.com
Buraya kadar yazdıklarım,daha önceki KARARLILIK VE İNANÇ başlıklı yazımdan alıntı yaptığım ilk paragraftır.Bu terimlerin önemini vurgulamak için böyle bir giriş yaptım.Avrupa şampiyonası final maçında hep geriden gelmesine rağmen son saniyelerde maçı ve kupayı kazanan Rus milli takımı şampiyon olmak için ne kadar kararlı ve inançlı olduklarını bize ve bütün dünyaya gösterdi.
Bir antrenörün,maçın kazanılmasında veya kaybedilmesinde,hedefe ulaşmakta veya uzaklaşmakta ne kadar önemli olduğunu bu şampiyonada bize iki coach net olarak gösterdi.Davit Blatt ve Bogdan Tanjeviç.Biri artık bitti denilen Rusya milli takımını aldı,önce kendi inandı sonra takımın on yıldır kaybolan inancını geri getirdi,baktığımızda diğer takımlara göre,hatta bizim milli takıma göre daha az kaliteli olan oyunculara kendilerine güven aşıladı,onlardan en iyi verimi alacağı sistemi oturttu ve insisting coachig ile yani ısrarlı bir şekilde inandığı ve bildiği herşeyi takımına oynattı.Diğeri de aynı şeyleri yaptırdı.Yani bildiğini okudu.İşte netice ortada.Bir antrenörün takıma olumlu ve de olumsuz ne kadar büyük katkı yaptığının iki resmi gözler önüne serildi bu şampiyonada.Biri şampiyon oldu,diğeri fiyasko!.
Ben daha şampiyonadaki maçlarımız bitmeden önceki bir yazımda,Tanjeviçin yerine ya Rus milli takımında devrim yapan Efesin coachu veya onun gibi bir yabancı ya da Türk coach,çok sevdiğim ve inandığım yakın arkadaşım,Türkiyenin yetiştirdiği en değerli coachlardan Murat Didin gelmeli dedim.
Yine bir yazımda,en büyük sorunumuz olan point guard pozisyonunda,Türk vatandaşlığına geçmek için müracaat eden ve milli takımda oynamak isteyen Willie Solomon 'u milli takıma almalıyız görüşünü savundum.Bunu daha şampiyona başlamadan çok önce RİBAUND programında konuğum Harun Erdenay'a da söylemiştim ve seyircilerle yaptığım ankette % 61 ' e % 39 gibi bir farkla,OYNASIN görüşü çıkmıştı.
Şimdi şöyle bir hayal edin.Bizim milli takımın başında Davit Blatt ve point guard pozisyonunda da Solomon olsaydı,Rusya'nın Krilenko ve Holden ve diğer oyuncularla kazandığı şampiyonluğu bizim büyük potansiyale ve kapasiteye sahip olan Milli takımımız kazanamazmıydı?.Bence kazanırdı.Blatt'ın oynattığı,zone originli,yani zone başlayıp,rakibin ilk pas ve katından sonra man-to-man 'a dönen match up savunmasında size'lı oyuncular büyük rol oynuyor,çünkü switchlerde mismatch fazla olmuyor,bunu kapatmak için de zayıf taraf rotasyonlarını çok iyi yaptırıyor;işte bu savunmada bizim kaybolan yıldızımız Ersan İlyasova da,Hidayet de 2 ve 3 pozisyonlarında beraber oynayabilirlerdi ve birebir geçilme dezavantajı da ortadan kalkabilirdi.Yeri gelmişken bu tür değişmeli savunmayı,switching man to man şeklinde çok iyi yaptıran Türk Telekom'un coachu Ercüment Sunter'i de çok takdir ettiğimi belirtmek isterim.
Gelelim Solomon'a.Solomon'a karşı olanlar olabilir.Saygı duyuyorum ve hemen soruyorum,Holden olmasaydı Rusya şampiyon olabilirmiydi?Şampiyonluk maçının son saniyesinde eli titremeden kim sokabilirdi o şutu Rusyada?En kritik anlarda Rusyayı geri getiren,takımı oynatan hep Holden olmadımı?
Tabii ki bizim guardlarımız Engin Atsür ve Hakan Demirel ,promising,yani gelecek vadeden,ümit veren oyuncular,ama Solomon ile birlikte Engin ve Ender bu şampiyonada oynar;Hakan da kulübünde alacağı süreler fazlalaşınca seneye veya sonraları takıma girmeye çalışırdı.Yani Solomon bir taraftan,takıma katkı yaparken diğer taraftan da rekabet ortamını kamçılayacak,guardların kötü oynama hak ve kredilerini azaltacaktı.
Neticede acilen birinci öncelikli sorunumuz Tanjeviçe teşekkür etmek,ve yerine bahsettiğim tarzda Türkiyeyi ayağa kaldıracak bir Head Coach getirmektir.
Federasyon ve Başkan Turgay Demirel bütün dünyanın gördüğü bu gerçeği artık görmeli ve Tanjeviçten hemen istifasını istemelidir.
Ahmet Dedeoğlu
Spor Yazarı-Basketbol Antrenörü
ahmet_dedeoglu57@hotmail.com