sonerk
09-27-2007, 12:04 AM
Çok hareket etmeden yaşayan kişiler yorgun olduklarını hissettiklerinde dinlenmek için genelde tek bir yola başvururlar; uyurlar. İşte bundan dolayı çoğu kişi sadece bir çeşit yorgunluk olduğunu zanneder. Aslında bir çok şekilde yorulabiliriz, sonuçta hepsi bitkin, halsiz ve enerjisiz hissetmemize neden olur. Fakat tüm yorgunluk tiplerinin farklı nedenleri, sonuçları bulunduğu gibi bunları gidermenin de farklı yolları bulunmaktadır. Bir bisikletçinin hangi tipte yorgunluk hissettiğini belirlemesi ve kendine ciddi bir şekilde zarar vermeden gerekli önlemleri alması çok önemlidir.
Uyku Hali
Yorgunluğun en sık görülen çeşitlerinden biri kişinin kendisini uykusuz hissetmesidir ve kişinin uykusunu yeterli şekilde almamasından kaynaklanır. Belirtileri arasında esnememiz, başımızın öne düşmesi ve kendimizi normalden bitkin hissetmemiz yer alır. Bir bisikletçi için yorgunluğun önemli sebeplerinden biri değildir. Tek çözümü uyumaktır. Kendinizi uykusuz hissettiğinizde durun ve biraz uyuyun. Yapılan çalışmalar ayakta kalmak için kullanılan diğer yöntemlerin zararlı olduğunu göstermektedir. Eğer devamlı uyuma isteği duyuyor ya da uyumakta zorluk çekiyorsanız doktorunuza danışın.
Güneşten Ya Da Rüzgardan Kaynaklanan Cilt Yanıkları
Cilt yanıkları güneş ya da rüzgar kaynaklı olabilir. Belirtileri arasında kırmızılaşmış, dokunulduğunda sıcak gelen bir cilt, bitkinlik ve hafif baş dönmesi bulunur. Rüzgar yanıkları görece hafif etkiler yaratır; güneş yanıkları ise tehlikeli olabilir, kanserin başlıca sebeplerinden biridir. Cilt yanıklarının en hafif formları bile bir kaç saatlik uykusuzluktan çok daha kötüdür. Korunmak için güneş kremleri, koruyucu giysiler ve şapkalar kullanabilirsiniz. Öğlen saatlerinde güneşe çıkmamak ve antreman yapmamak daha sağlıklı olacaktır.
Kalbin Yorulması
Kalbimizi kondisyonumuzun ötesinde zorladığımızda meydana gelen yorgunluğa kalp yorgunluğu adını verebiliriz. Kalbimizin hızla çarpar, çok derin ve hızla nefes alırız, yokuşları çıkacak halimiz kalmadığını hissederiz, sıcaklarız ve kendimizi gergin hissederiz. Bu belirtileri genelde normalde gittiğimiz mesafelerin üstünde yol aldığımızda ve yokuş çıkarken yaşarız. Çözüm durup dinlenmek ve kalbimize kendisine gelmesi için zaman vermektir. Uzun vadede daha yavaş tempoyla bisiklete binebilir ya da kondisyonumuzu arttırabiliriz.
Kas Yorgunluğu
Kas yorgunluğu temelde kaslarda depolanan enerjinin tükenmesi ile ortaya çıkar. Kalbimiz genellikle kendimizi kısa sürede çok zorladığımızda yorulurken, kaslarımız genellikle kendimizi sürekli zorladığımızda yorulur. Pedal çevirirken zorlanırız, yavaşlamak isteriz. Kas yorgunluğu kramp girmesine de yol açabilir. Hissettiğimiz yorgunluk bir günden fazla sürebilir. Çözüm ara vermek, şekerli besinler almak, tempomuzu yavaşlatmak ve uzun vadede kondisyonumuzu arttırmak olacaktır.
Vücudumuzun Belli Bölgelerinin Ağrıması-Tutulması
Ağrılar cilt yanıkları ya da kas yorgunluğu sonucunda oluşmamışsa, vücut yapımıza uygun olmayan bir bisiklete binmemiz ya da pozisyonumuzun yanlış olması sonucunda meydana gelebilir. Vücudumuzun çok dik ya da gergin olması, bazı kaslarımızın diğerlerinden zayıf olması, uyuma pozisyonumuz, varsa sakatlığımız ya da ufak çapta eklem iltahabı da bu tür ağrılara yol açabilir. Ağrıyabilecek-tutulabilecek başlıca bölgelerimiz boynumuz, sırtımız, ayaklarımız, kasıklarımız ve popomuzdur. Ağrı-tutulma hissettiğimizde durumu ihmal etmemeli, uzun vadeli problemler çıkmadan çözüm bulmaya çalışmalıyız. Durumdan duruma değişse de temelde çözüm olarak şunları deneyebiliriz: 1) Arada bir hafif egzersizler yapmak 2) Hafifçe esnemek ve vüdudun duruşunu değiştirmek 3) Vücudumuzun daha esnek olması (esneme hareketleri, yoga yapmak)
Not: En ucuz alternatiflerden başlamak daha iyi olacaktır. Herkesin zaman zaman bir yerleri ağrıyabilir ya da tutulabilir...
Sıcaktan Kaynaklanan Yorgunluk
Yüksek sıcaklık, nem, güneş ışığından kaynaklanır. Enerji seviyemizin çok düştüğünü hissederiz, cildimiz hararetlenir, başımız döner, midemiz bulanır yemek yemede zorlanabiliriz. Bu koşullar altında sıvı eksikliği yaşanması hayati tehlike oluşturur! Bu belirtileri yaşadığımızda hemen gölgeye geçmeli, ıslak havlular ile vücut ısımızı düşürmeli ve sıvı almalıyız. Bu tip durumlarla karşılaşmamak için havanın sıcak olduğu günlerde sadece sabahları ya da akşamları antreman yapmalıyız.
Soğuktan Kaynaklanan Yorgunluk
Soğuk yorgunluğu düşük ısıda antreman yapıp üşümekten kaynaklanır. Soğuk yorgunluğuna başağrısı da eşlik edebilir. Hipotermi bu tip yorgunluğun uç noktasıdır. Yüksek irtifada ya da yağmurda, vücudumuz yorgunken üşüdüğümüzde hipotermiye yakalanmak sanıldığından çok daha kısa sürebilir ve hayati tehlike arzeder. Belirtileri yorgunluk hissi, kendini enerjisiz hissetme, cildin soğuması, bitkinlik ve rehavettir. Kendini uykulu hissetme ve düşünce bulanıklığı çoğu zaman bu belirtilere eşlik eder. Hipotermiye giren kişiye ılık sıvılar verilmeli ve direk sıcaklık kaynağına maruz bırakılmadan dışarıdan ısıtılmalıdır (örn: cilt teması).
Dehidrasyon (Vücudun Susuz Kalması)
Dehidrasyon yeterli miktarda sıvı alınmaması sonucunda oluşur. Genelde sıcak havada kısa sürede kaybedilen sıvı yerine konmadığında ortaya çıkar. Belirtileri susuzluk (hiç susuzluk da hissetmeyebilirsiniz!), baş dönmesi ve bitkinliktir. Bu belirtileri kendinizde gözlemlediğinizde bol bol su için, kıyafetlerinizi ıslatın ve gölgeye geçin. En doğrusu bu belirtileri hissetmeden ve susuz kalmadan bisiklete binerken kısa aralıklarda ufak miktarlarda su içmek olacaktır.
Beynin Oksijensiz Kalmasından Kaynaklanan Yorgunluk
Oksijen yorgunluğu beyine yeterli miktarda oksijen gitmemesinden kaynaklanır. Kendimizi aşırı zorlamamamız sonucunda oluşur; yüksek irtifa, yorgunluk, kan dolaşımının mideye yönelmesi de yardımcı etkenlerdir. Belirtileri arasında baş dönmesi, gözlerimizin önünde noktalar görmemiz bulunur. Migren ağrısına çok benzer. Kusma ve bayılma ile sonuçlanabileceğinden bu belirtileri gözlemlediğimizde durup dinlenmek çok önemlidir. Ayrıca bir tedaviye gerek yoktur. Bu tip oksijen yorgunluğu oksijen yetersizliği ( kaslara yeterli oksijen gitmemesi, nefes nefese kalmak) ile karıştırılmamalıdır.
Can Sıkıntısı Kaynaklı Yorgunluk
Sıkıntı-bıkkınlık hissi basit bir problem gibi gözükebilir. Fakat yorgunluk benzeri belirtiler yaratır ve oyundan ya da antremandan vazgeçmenize neden olabilir. Monoton bir çevre, tek başına antreman yapmak, yapacak başka bir şey olmadığı hissi can sıkıntısına neden olabilir. Hızımız yavaş yavaş düşer; her hareket daha zor, daha uzun gözükmeye başlar... Bir şekilde antremanımızı daha zevkli kılmak (bir arkadaşla çalışmak vb.) bu belirtileri ortadan kaldıracaktır.
Stres-Gerginlik
Gerginlik, kendimizi zorlamadan bile kısa sürede çok yorgun hissetmemize neden olabilir. Basketbol oynamak normalde gerginliğimizi azaltan bir faaliyettir. Fakat bazı günlerde şu veya bu nedenle strese yol açarak yorgunluğa neden olabilir. En iyi çözüm oyunu bırakıp rahatlamak olacaktır.
Kemik Yorgunluğu
Kemik yorgunluğu çok büyük olasılıkla yukarda belirtilen nedenlerden bir kaçının bir araya gelmesiyle meydana gelir. Bu noktada her şeyi bırakıp iyice dinlenmenizi tavsiye ediyoruz...
Çözüm
Basketbol oynarken hafiften yorgunluk hissetmeye başladığınızda kendimizi dinlemeli ve yorgunluğumuzun kaynağını belirlemeye çalışıp uygun çözümü HEMEN uygulamalıyız. Acıkmadan yemeli, susuzluk hissetmeden su içmeli, üşümeden sıkı giyinmeli, uykusuz kalmadan uyumalıyız... Böylece daha yüksek tempoda daha uzun süre çalışabilir ve kendimizi çok daha iyi hisseder, yaptığımız şeyden çok daha fazla keyif alırız.
Elif Murat' ın derlemesinden alıntıdır...
Uyku Hali
Yorgunluğun en sık görülen çeşitlerinden biri kişinin kendisini uykusuz hissetmesidir ve kişinin uykusunu yeterli şekilde almamasından kaynaklanır. Belirtileri arasında esnememiz, başımızın öne düşmesi ve kendimizi normalden bitkin hissetmemiz yer alır. Bir bisikletçi için yorgunluğun önemli sebeplerinden biri değildir. Tek çözümü uyumaktır. Kendinizi uykusuz hissettiğinizde durun ve biraz uyuyun. Yapılan çalışmalar ayakta kalmak için kullanılan diğer yöntemlerin zararlı olduğunu göstermektedir. Eğer devamlı uyuma isteği duyuyor ya da uyumakta zorluk çekiyorsanız doktorunuza danışın.
Güneşten Ya Da Rüzgardan Kaynaklanan Cilt Yanıkları
Cilt yanıkları güneş ya da rüzgar kaynaklı olabilir. Belirtileri arasında kırmızılaşmış, dokunulduğunda sıcak gelen bir cilt, bitkinlik ve hafif baş dönmesi bulunur. Rüzgar yanıkları görece hafif etkiler yaratır; güneş yanıkları ise tehlikeli olabilir, kanserin başlıca sebeplerinden biridir. Cilt yanıklarının en hafif formları bile bir kaç saatlik uykusuzluktan çok daha kötüdür. Korunmak için güneş kremleri, koruyucu giysiler ve şapkalar kullanabilirsiniz. Öğlen saatlerinde güneşe çıkmamak ve antreman yapmamak daha sağlıklı olacaktır.
Kalbin Yorulması
Kalbimizi kondisyonumuzun ötesinde zorladığımızda meydana gelen yorgunluğa kalp yorgunluğu adını verebiliriz. Kalbimizin hızla çarpar, çok derin ve hızla nefes alırız, yokuşları çıkacak halimiz kalmadığını hissederiz, sıcaklarız ve kendimizi gergin hissederiz. Bu belirtileri genelde normalde gittiğimiz mesafelerin üstünde yol aldığımızda ve yokuş çıkarken yaşarız. Çözüm durup dinlenmek ve kalbimize kendisine gelmesi için zaman vermektir. Uzun vadede daha yavaş tempoyla bisiklete binebilir ya da kondisyonumuzu arttırabiliriz.
Kas Yorgunluğu
Kas yorgunluğu temelde kaslarda depolanan enerjinin tükenmesi ile ortaya çıkar. Kalbimiz genellikle kendimizi kısa sürede çok zorladığımızda yorulurken, kaslarımız genellikle kendimizi sürekli zorladığımızda yorulur. Pedal çevirirken zorlanırız, yavaşlamak isteriz. Kas yorgunluğu kramp girmesine de yol açabilir. Hissettiğimiz yorgunluk bir günden fazla sürebilir. Çözüm ara vermek, şekerli besinler almak, tempomuzu yavaşlatmak ve uzun vadede kondisyonumuzu arttırmak olacaktır.
Vücudumuzun Belli Bölgelerinin Ağrıması-Tutulması
Ağrılar cilt yanıkları ya da kas yorgunluğu sonucunda oluşmamışsa, vücut yapımıza uygun olmayan bir bisiklete binmemiz ya da pozisyonumuzun yanlış olması sonucunda meydana gelebilir. Vücudumuzun çok dik ya da gergin olması, bazı kaslarımızın diğerlerinden zayıf olması, uyuma pozisyonumuz, varsa sakatlığımız ya da ufak çapta eklem iltahabı da bu tür ağrılara yol açabilir. Ağrıyabilecek-tutulabilecek başlıca bölgelerimiz boynumuz, sırtımız, ayaklarımız, kasıklarımız ve popomuzdur. Ağrı-tutulma hissettiğimizde durumu ihmal etmemeli, uzun vadeli problemler çıkmadan çözüm bulmaya çalışmalıyız. Durumdan duruma değişse de temelde çözüm olarak şunları deneyebiliriz: 1) Arada bir hafif egzersizler yapmak 2) Hafifçe esnemek ve vüdudun duruşunu değiştirmek 3) Vücudumuzun daha esnek olması (esneme hareketleri, yoga yapmak)
Not: En ucuz alternatiflerden başlamak daha iyi olacaktır. Herkesin zaman zaman bir yerleri ağrıyabilir ya da tutulabilir...
Sıcaktan Kaynaklanan Yorgunluk
Yüksek sıcaklık, nem, güneş ışığından kaynaklanır. Enerji seviyemizin çok düştüğünü hissederiz, cildimiz hararetlenir, başımız döner, midemiz bulanır yemek yemede zorlanabiliriz. Bu koşullar altında sıvı eksikliği yaşanması hayati tehlike oluşturur! Bu belirtileri yaşadığımızda hemen gölgeye geçmeli, ıslak havlular ile vücut ısımızı düşürmeli ve sıvı almalıyız. Bu tip durumlarla karşılaşmamak için havanın sıcak olduğu günlerde sadece sabahları ya da akşamları antreman yapmalıyız.
Soğuktan Kaynaklanan Yorgunluk
Soğuk yorgunluğu düşük ısıda antreman yapıp üşümekten kaynaklanır. Soğuk yorgunluğuna başağrısı da eşlik edebilir. Hipotermi bu tip yorgunluğun uç noktasıdır. Yüksek irtifada ya da yağmurda, vücudumuz yorgunken üşüdüğümüzde hipotermiye yakalanmak sanıldığından çok daha kısa sürebilir ve hayati tehlike arzeder. Belirtileri yorgunluk hissi, kendini enerjisiz hissetme, cildin soğuması, bitkinlik ve rehavettir. Kendini uykulu hissetme ve düşünce bulanıklığı çoğu zaman bu belirtilere eşlik eder. Hipotermiye giren kişiye ılık sıvılar verilmeli ve direk sıcaklık kaynağına maruz bırakılmadan dışarıdan ısıtılmalıdır (örn: cilt teması).
Dehidrasyon (Vücudun Susuz Kalması)
Dehidrasyon yeterli miktarda sıvı alınmaması sonucunda oluşur. Genelde sıcak havada kısa sürede kaybedilen sıvı yerine konmadığında ortaya çıkar. Belirtileri susuzluk (hiç susuzluk da hissetmeyebilirsiniz!), baş dönmesi ve bitkinliktir. Bu belirtileri kendinizde gözlemlediğinizde bol bol su için, kıyafetlerinizi ıslatın ve gölgeye geçin. En doğrusu bu belirtileri hissetmeden ve susuz kalmadan bisiklete binerken kısa aralıklarda ufak miktarlarda su içmek olacaktır.
Beynin Oksijensiz Kalmasından Kaynaklanan Yorgunluk
Oksijen yorgunluğu beyine yeterli miktarda oksijen gitmemesinden kaynaklanır. Kendimizi aşırı zorlamamamız sonucunda oluşur; yüksek irtifa, yorgunluk, kan dolaşımının mideye yönelmesi de yardımcı etkenlerdir. Belirtileri arasında baş dönmesi, gözlerimizin önünde noktalar görmemiz bulunur. Migren ağrısına çok benzer. Kusma ve bayılma ile sonuçlanabileceğinden bu belirtileri gözlemlediğimizde durup dinlenmek çok önemlidir. Ayrıca bir tedaviye gerek yoktur. Bu tip oksijen yorgunluğu oksijen yetersizliği ( kaslara yeterli oksijen gitmemesi, nefes nefese kalmak) ile karıştırılmamalıdır.
Can Sıkıntısı Kaynaklı Yorgunluk
Sıkıntı-bıkkınlık hissi basit bir problem gibi gözükebilir. Fakat yorgunluk benzeri belirtiler yaratır ve oyundan ya da antremandan vazgeçmenize neden olabilir. Monoton bir çevre, tek başına antreman yapmak, yapacak başka bir şey olmadığı hissi can sıkıntısına neden olabilir. Hızımız yavaş yavaş düşer; her hareket daha zor, daha uzun gözükmeye başlar... Bir şekilde antremanımızı daha zevkli kılmak (bir arkadaşla çalışmak vb.) bu belirtileri ortadan kaldıracaktır.
Stres-Gerginlik
Gerginlik, kendimizi zorlamadan bile kısa sürede çok yorgun hissetmemize neden olabilir. Basketbol oynamak normalde gerginliğimizi azaltan bir faaliyettir. Fakat bazı günlerde şu veya bu nedenle strese yol açarak yorgunluğa neden olabilir. En iyi çözüm oyunu bırakıp rahatlamak olacaktır.
Kemik Yorgunluğu
Kemik yorgunluğu çok büyük olasılıkla yukarda belirtilen nedenlerden bir kaçının bir araya gelmesiyle meydana gelir. Bu noktada her şeyi bırakıp iyice dinlenmenizi tavsiye ediyoruz...
Çözüm
Basketbol oynarken hafiften yorgunluk hissetmeye başladığınızda kendimizi dinlemeli ve yorgunluğumuzun kaynağını belirlemeye çalışıp uygun çözümü HEMEN uygulamalıyız. Acıkmadan yemeli, susuzluk hissetmeden su içmeli, üşümeden sıkı giyinmeli, uykusuz kalmadan uyumalıyız... Böylece daha yüksek tempoda daha uzun süre çalışabilir ve kendimizi çok daha iyi hisseder, yaptığımız şeyden çok daha fazla keyif alırız.
Elif Murat' ın derlemesinden alıntıdır...