sonerk
10-01-2007, 11:43 PM
Antremanlar sırasında sporcuların yoğun şekilde kullandığı spor içecekleri, jeller ve enerji barları, değişik yapılarda ve yüksek oranda şeker içermekte. Acaba bu tür besinlerin ve içeceklerin tüketimi insülin seviyemizi yükseltirken ileride şeker hastalığına kadar varacak rahatsızlıklara neden olabilir mi?
Bu soru Velonews’tan Monique Ryan’a sorulduğunda o da bu işi en iyi bilenlerden olan ve ünlü spor içeceği Gatorade’ in spor bilimleri enstitüsünde çalışan Bob Murray’ e aynı soruyu yöneltmiş. İşte aldığı cevaplar:
Soru: Dayanıklılık gerektiren sporlarla ilgilenen birçok atlet antremanları sırasında sükroz ve benzeri şeker içeren ürünler kullanıyorlar. Bu şeker içerikleri nedir ve bu besinler sporcuların performansları üzerinde nasıl bu denli etkin olabiliyor?
Cevap: Sükroz, glükoz, maltoz şeklinde basit şeker olarak hazmedilen karbonhidratlar, performans üzerinde olumlu etki yaratır zira egzersiz sırasında aktif halde bulunan kaslar, oluşan fazladan glükozu (karbonhidratların hazmedilme sonrası son hali) hemen kullanabilirler. Egzersiz sırasında alınan karbonhidratlar, ince bağırsak tarafından hızla kana karışır ve vücudun her noktasına "glükoz" olarak ulaşır. Kaslar glükozu enerji üretmek amaçlı kullanmaya bayılırlar ve kaslarda oluşan bu tür bir karbonhidrat yüklemesi kendisini performans artışı olarak hemen hissettirir.
Soru: Bize biraz da insülin’in bu tür şeker alımlarında vücutta gösterdiği tepkimeden bahsedebilir misiniz?
Cevap: Her türlü karbonhidrat tüketimimizde (fırında patates, makarna ya da spor içecekleri benzeri besinlerin kullanımında) insulin pankreas tarafından üretilir ve hemen kana karışır. Bu çok normal ve olağan bir tepkimedir. Vücutta bulunan hücreler, özellikle kas hücreleri, ancak insülin sayesinde kana karışan glükozu (kan şekerini) kullanabilirler. Karbonhidrat egzersiz esnasında vücuda alındığında ise vücut daha az insülin salgılar zira aktivite sayesinde vücut çok daha kolay bir şekilde glükozu kullanabilir hale getirmektedir.
Soru: Son bir kaç yıldır yiyeceklerin glikemik indeks’ leri çok konuşulur hale geldi. Tabii bundan spor içecekleri de nasibini alıyor. Sizce ne tür glikemik indeksli içecekler kullanmak gerekir ve bu içeceklerin sporcu performansına etkileri nelerdir?
Cevap: İyi bir sporcu içeceği sükroz, glükoz ve früktoz gibi çoğu yüksek glikemik indeks’e sahip karbonhidratlar içerir. (Früktoz düşük glikemik indeks’ e sahiptir) Kısaca bunun ne ifade ettiğini belirtmek gerekirse, yüksek glikemik indekse sahip bu tür karbonhidratlar, hızlı hazmedilen, kan şekerini hızla yükselten ve dolayısıyla glükozun kaslar tarafından enerji olarak kullanılmaya süratle hazır hale gelen özelliğe sahiptir. Yüksek yoğunluklu egzersizlerde, alınan bu tür karbonhidratlar gerekli enerji ihtiyacını fazlasıyla karşılayarak performansı artırırlar.
Konumuzu vücudun antremanlar sırasında hangi karbonhidratı nasıl kullandığı oluştursa da günlük beslenmemizde (yeme alışkanlıklarımızda) yaptığımız yiyecek seçimleri de çok önemlidir. Beslenme alışkanlıklarımızın temelinde yoğunluklu olarak doğası bozulmamış halde kullanıma sunulan ve çok yönlü besleyici özelliklere sahip tahıl ürünlerinden kullanmak birincil öneme sahiptir. Tahıllar, vitamin, mineral ve pitokemikal (antioksidan özelliklere sahip hastalıklara karşı direncimizi artıran bileşenler) depolarıdır. E vitamini ve selenyum mineralleri bakımından zengin olan tahılların düzenli tüketimi sonucunda vücudumuz kanser, şeker hastalığı ve kalp hastalıklarına karşı doğal ve güçlü bir koruma sağlar.
Beslenme zincirinde ağırlık vermemiz gereken diğer karbonhidrat kaynakları ise meyve ve sebzelerdir. Bu tür besinlerin yüksek miktarda kullanımı kalp bağıntılı hastalık riskini azaltarak, bazı kanser türlerinin oluşma riskini de düşürecektir.
Glikemik indeks, besinleri, içerdikleri karbonhidratların kana karışma süresi ve kan şekerini yükseltme oranı bazında sıralamaktadır. Diğer taraftan bir besinin glikemik indeksi, söz konusu besinin pişiriliş yöntemi ve beraberinde tüketilen diğer gıdalar ile değişime uğrayabilmektedir. Besinin tüketildiği miktar da ayrıca glikemik indeksi ve vücudun verdiği tepkimeyi etkiler. İnsülin’ in her besine karşı farklı bir reaksiyonu vardır ve bu konu, gelecek yüzyılın en popüler araştırma konularından birini oluşturacaktır.
Çok uzun bir zaman sürecini kapsamayan bazı araştırmalar glikemik indeksin, aşırı şişmanlık (obesite) ve şeker hastalığı için kontrol edici bir araç olarak kullanılabileceğini göstermektedir. Yine de bu konuda daha sağlıklı çıkarımlarda bulunabilmek için sonuçların daha uzun vadede incelenmesi yerinde olacaktır.
Şüphesiz hazırlanan laboratuar ortamı sonuçları dışında gerçek hayatta glikemik tepkimelerin insan vücudu ve kan şekeri üzerindeki etkilerinin incelenmesi ile bu konu daha net anlaşılacaktır.
Sonuç olarak akılda tutulması gereken en önemli şey, günlük tükettiğimiz besinlerin önemli bir bölümünün düşük glikemik indeksli besinlerden oluşmasına özen göstermemiz gerekliliğidir.
Kaynak: Monique Ryan, velonews.com
Bu soru Velonews’tan Monique Ryan’a sorulduğunda o da bu işi en iyi bilenlerden olan ve ünlü spor içeceği Gatorade’ in spor bilimleri enstitüsünde çalışan Bob Murray’ e aynı soruyu yöneltmiş. İşte aldığı cevaplar:
Soru: Dayanıklılık gerektiren sporlarla ilgilenen birçok atlet antremanları sırasında sükroz ve benzeri şeker içeren ürünler kullanıyorlar. Bu şeker içerikleri nedir ve bu besinler sporcuların performansları üzerinde nasıl bu denli etkin olabiliyor?
Cevap: Sükroz, glükoz, maltoz şeklinde basit şeker olarak hazmedilen karbonhidratlar, performans üzerinde olumlu etki yaratır zira egzersiz sırasında aktif halde bulunan kaslar, oluşan fazladan glükozu (karbonhidratların hazmedilme sonrası son hali) hemen kullanabilirler. Egzersiz sırasında alınan karbonhidratlar, ince bağırsak tarafından hızla kana karışır ve vücudun her noktasına "glükoz" olarak ulaşır. Kaslar glükozu enerji üretmek amaçlı kullanmaya bayılırlar ve kaslarda oluşan bu tür bir karbonhidrat yüklemesi kendisini performans artışı olarak hemen hissettirir.
Soru: Bize biraz da insülin’in bu tür şeker alımlarında vücutta gösterdiği tepkimeden bahsedebilir misiniz?
Cevap: Her türlü karbonhidrat tüketimimizde (fırında patates, makarna ya da spor içecekleri benzeri besinlerin kullanımında) insulin pankreas tarafından üretilir ve hemen kana karışır. Bu çok normal ve olağan bir tepkimedir. Vücutta bulunan hücreler, özellikle kas hücreleri, ancak insülin sayesinde kana karışan glükozu (kan şekerini) kullanabilirler. Karbonhidrat egzersiz esnasında vücuda alındığında ise vücut daha az insülin salgılar zira aktivite sayesinde vücut çok daha kolay bir şekilde glükozu kullanabilir hale getirmektedir.
Soru: Son bir kaç yıldır yiyeceklerin glikemik indeks’ leri çok konuşulur hale geldi. Tabii bundan spor içecekleri de nasibini alıyor. Sizce ne tür glikemik indeksli içecekler kullanmak gerekir ve bu içeceklerin sporcu performansına etkileri nelerdir?
Cevap: İyi bir sporcu içeceği sükroz, glükoz ve früktoz gibi çoğu yüksek glikemik indeks’e sahip karbonhidratlar içerir. (Früktoz düşük glikemik indeks’ e sahiptir) Kısaca bunun ne ifade ettiğini belirtmek gerekirse, yüksek glikemik indekse sahip bu tür karbonhidratlar, hızlı hazmedilen, kan şekerini hızla yükselten ve dolayısıyla glükozun kaslar tarafından enerji olarak kullanılmaya süratle hazır hale gelen özelliğe sahiptir. Yüksek yoğunluklu egzersizlerde, alınan bu tür karbonhidratlar gerekli enerji ihtiyacını fazlasıyla karşılayarak performansı artırırlar.
Konumuzu vücudun antremanlar sırasında hangi karbonhidratı nasıl kullandığı oluştursa da günlük beslenmemizde (yeme alışkanlıklarımızda) yaptığımız yiyecek seçimleri de çok önemlidir. Beslenme alışkanlıklarımızın temelinde yoğunluklu olarak doğası bozulmamış halde kullanıma sunulan ve çok yönlü besleyici özelliklere sahip tahıl ürünlerinden kullanmak birincil öneme sahiptir. Tahıllar, vitamin, mineral ve pitokemikal (antioksidan özelliklere sahip hastalıklara karşı direncimizi artıran bileşenler) depolarıdır. E vitamini ve selenyum mineralleri bakımından zengin olan tahılların düzenli tüketimi sonucunda vücudumuz kanser, şeker hastalığı ve kalp hastalıklarına karşı doğal ve güçlü bir koruma sağlar.
Beslenme zincirinde ağırlık vermemiz gereken diğer karbonhidrat kaynakları ise meyve ve sebzelerdir. Bu tür besinlerin yüksek miktarda kullanımı kalp bağıntılı hastalık riskini azaltarak, bazı kanser türlerinin oluşma riskini de düşürecektir.
Glikemik indeks, besinleri, içerdikleri karbonhidratların kana karışma süresi ve kan şekerini yükseltme oranı bazında sıralamaktadır. Diğer taraftan bir besinin glikemik indeksi, söz konusu besinin pişiriliş yöntemi ve beraberinde tüketilen diğer gıdalar ile değişime uğrayabilmektedir. Besinin tüketildiği miktar da ayrıca glikemik indeksi ve vücudun verdiği tepkimeyi etkiler. İnsülin’ in her besine karşı farklı bir reaksiyonu vardır ve bu konu, gelecek yüzyılın en popüler araştırma konularından birini oluşturacaktır.
Çok uzun bir zaman sürecini kapsamayan bazı araştırmalar glikemik indeksin, aşırı şişmanlık (obesite) ve şeker hastalığı için kontrol edici bir araç olarak kullanılabileceğini göstermektedir. Yine de bu konuda daha sağlıklı çıkarımlarda bulunabilmek için sonuçların daha uzun vadede incelenmesi yerinde olacaktır.
Şüphesiz hazırlanan laboratuar ortamı sonuçları dışında gerçek hayatta glikemik tepkimelerin insan vücudu ve kan şekeri üzerindeki etkilerinin incelenmesi ile bu konu daha net anlaşılacaktır.
Sonuç olarak akılda tutulması gereken en önemli şey, günlük tükettiğimiz besinlerin önemli bir bölümünün düşük glikemik indeksli besinlerden oluşmasına özen göstermemiz gerekliliğidir.
Kaynak: Monique Ryan, velonews.com