sonerk
10-08-2007, 03:55 AM
Kilo verme konusunda ne kadar farklı ve ne kadar çeşitli yol, yordam da olsa kesin olan bir şey erkeklerle kadınların farklı hızda kilo kaybettikleri. Genel olarak erkekler kadınlara oranla daha çabuk kilo veriyorlar. Bunun elbette birden fazla nedeni var, fakat en önemli ikisi sporun iştaha etkisi ve kadın vücudunun fizyolojik yapısı. Kadın vücudu 9 ay sürecek bir hamilelik sürecine sürekli olarak hazır olmaya programlandığı için sürekli olarak yeterli ölçüde kalori almaya çalışıyor.
Sadece spor yapmak kadınların kilo vermeleri için pek verimli bir yöntem değil. İştah kısmen vücut ısısı tarafından yönetiliyor. Sıcak havada yapılan uzun bir antrenmandan sonra vücut ısınmış, terlemişken açlık pek fazla hissedilmiyor. Öte yandan yağmur altında, soğuk bir rüzgâra karşı yapılan idmanı süsleyen tek şey herhalde çikolata rüyaları. Fakat antrenmanın iştaha olan etkisi kadın ve erkeklerde farklı. Fareler üzerinde yapılan deneylerin gösterdiği, düzenli antrenman yapan erkek farelerin daha az yemek yiyip kilo kaybettikleri. Dişi fareler ise idman sonrasında bayağı iştahlı oluyorlar ve ağırlıklarını korumak (yani potansiyel bir hamileliğe hazırlıklı olmak) için daha fazla besin alıyorlar.
Haliyle farelerden yola çıkıp insanlar hakkında yargılara varmak yönü doğru gösterse de pek de kesin olmadığı için benzer deneyler insanlar üzerinde de yapılmış. Normal ağırlıkta ama spor yapmayan bir grup erkek ve kadın bir maratona hazırlık olarak 18 aylık bir antrenman programına alınıyorlar. Erkekler antrenman boyunca aldıkları kalorileri günde 500 kalori arttırırken kadınlar sadece 60 kalori fazladan alıyor. Her iki grup da haftada 80km’nin üzerinde koşuyorlar. Erkekler deney sonucunda aşağı yukarı 2.3 kilo yağ kaybederken (ağırlık değil, yağ), kadınlar hiç yağ kaybı yaşamıyorlar.
Benzer araştırmalar sadece antrenman yapmanın kadınlar için verimli bir kilo verme yöntemi olmadığını gösteriyorlar. Bilhassa zaten zayıf kadın sporcular yağ oranlarını düşürmekte oldukça zorlanıyorlar. Haliyle milyonlarca yıllık bir „fizyolojik programın“ sonucu bu. Bunu böyle söylemek ilginç gelebilir ama kadınlar „yağlı ve doğurgan“ olmaya, erkekler ise atletik olmaya programlanmışlar. Besinin fazla rahat bulunmadığı kuraklık gibi dönemlerde kadınlar çok verimli şekilde enerji harcamalarını uzun döneme yayabiliyorlar. Kadınlar potansiyel enerjilerini yağ olarak depolama konusunda daha başarılılar. İnsan ırkının devamını mümkün kılan bu hayati önemdeki yağ depolarını da haliyle kaybetmek kolay değil.
Genel olarak kabul edilen boş bir mide ile daha fazla yağ yakılacağı ise ancak kısmen doğru. Haliyle kahvaltı öncesi kan şekeri seviyesi düşükken vücudun yağ depolarını harekete geçirmesi daha kolay. Ancak önemli olan toplam kalori dengesi. Kilo kaybı için günün bitiminde sabah kahvaltıdan önce ne kadar yakıldığı değil, gün içinde toplam olarak ne kadar alındığı önem taşıyor.
Uzun bir antrenmandan sonra yorgun ve aç olmak normal. Yalnız özellikle kalori kontrolü sırasında sıkça yapılan bir hata yorgunluğu açlıkla karıştırmak. Özellikle geceleri yorgunluğun da verdiği hisle gerektiğinden fazla yemek, ya da iyi gecen antrenman sonrasında kendinizi zengin bir menü ile ödüllendirmek kolay basılabilen yaş tahtalar.
Hayat denge üzerine kurulu. Yemekten de spordan da zevk almayı dengelemek şart. Sadece kalori kaybetmek için spor yapmak, spordan alınan zevki kaybetmenin birinci adımı. Beslenme alışkanlıklarını ve kilo vermeye bakış açısını değiştirmek ise çok daha verimli. Sporu kısa vadeli bir diyetin parçası olarak değil, sağlığımıza yaptığı uzun vadeli katkılar için yapmak gerek.
Kaynak: bikeradar.com
Sadece spor yapmak kadınların kilo vermeleri için pek verimli bir yöntem değil. İştah kısmen vücut ısısı tarafından yönetiliyor. Sıcak havada yapılan uzun bir antrenmandan sonra vücut ısınmış, terlemişken açlık pek fazla hissedilmiyor. Öte yandan yağmur altında, soğuk bir rüzgâra karşı yapılan idmanı süsleyen tek şey herhalde çikolata rüyaları. Fakat antrenmanın iştaha olan etkisi kadın ve erkeklerde farklı. Fareler üzerinde yapılan deneylerin gösterdiği, düzenli antrenman yapan erkek farelerin daha az yemek yiyip kilo kaybettikleri. Dişi fareler ise idman sonrasında bayağı iştahlı oluyorlar ve ağırlıklarını korumak (yani potansiyel bir hamileliğe hazırlıklı olmak) için daha fazla besin alıyorlar.
Haliyle farelerden yola çıkıp insanlar hakkında yargılara varmak yönü doğru gösterse de pek de kesin olmadığı için benzer deneyler insanlar üzerinde de yapılmış. Normal ağırlıkta ama spor yapmayan bir grup erkek ve kadın bir maratona hazırlık olarak 18 aylık bir antrenman programına alınıyorlar. Erkekler antrenman boyunca aldıkları kalorileri günde 500 kalori arttırırken kadınlar sadece 60 kalori fazladan alıyor. Her iki grup da haftada 80km’nin üzerinde koşuyorlar. Erkekler deney sonucunda aşağı yukarı 2.3 kilo yağ kaybederken (ağırlık değil, yağ), kadınlar hiç yağ kaybı yaşamıyorlar.
Benzer araştırmalar sadece antrenman yapmanın kadınlar için verimli bir kilo verme yöntemi olmadığını gösteriyorlar. Bilhassa zaten zayıf kadın sporcular yağ oranlarını düşürmekte oldukça zorlanıyorlar. Haliyle milyonlarca yıllık bir „fizyolojik programın“ sonucu bu. Bunu böyle söylemek ilginç gelebilir ama kadınlar „yağlı ve doğurgan“ olmaya, erkekler ise atletik olmaya programlanmışlar. Besinin fazla rahat bulunmadığı kuraklık gibi dönemlerde kadınlar çok verimli şekilde enerji harcamalarını uzun döneme yayabiliyorlar. Kadınlar potansiyel enerjilerini yağ olarak depolama konusunda daha başarılılar. İnsan ırkının devamını mümkün kılan bu hayati önemdeki yağ depolarını da haliyle kaybetmek kolay değil.
Genel olarak kabul edilen boş bir mide ile daha fazla yağ yakılacağı ise ancak kısmen doğru. Haliyle kahvaltı öncesi kan şekeri seviyesi düşükken vücudun yağ depolarını harekete geçirmesi daha kolay. Ancak önemli olan toplam kalori dengesi. Kilo kaybı için günün bitiminde sabah kahvaltıdan önce ne kadar yakıldığı değil, gün içinde toplam olarak ne kadar alındığı önem taşıyor.
Uzun bir antrenmandan sonra yorgun ve aç olmak normal. Yalnız özellikle kalori kontrolü sırasında sıkça yapılan bir hata yorgunluğu açlıkla karıştırmak. Özellikle geceleri yorgunluğun da verdiği hisle gerektiğinden fazla yemek, ya da iyi gecen antrenman sonrasında kendinizi zengin bir menü ile ödüllendirmek kolay basılabilen yaş tahtalar.
Hayat denge üzerine kurulu. Yemekten de spordan da zevk almayı dengelemek şart. Sadece kalori kaybetmek için spor yapmak, spordan alınan zevki kaybetmenin birinci adımı. Beslenme alışkanlıklarını ve kilo vermeye bakış açısını değiştirmek ise çok daha verimli. Sporu kısa vadeli bir diyetin parçası olarak değil, sağlığımıza yaptığı uzun vadeli katkılar için yapmak gerek.
Kaynak: bikeradar.com