PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Kısa takımın savunma ve hücum sistemleri


gurelalp
10-15-2007, 06:02 PM
Uzun oyuncu açısından kısıtlı bir takımın antrenörüyüm. Hücumda hızlı oynamaya çalışıyoruz. Ancak yüksek tempoda dinlenme olanağı az olan uzun oyuncumuz zaman zaman oyundan düşüyor. Savunmada ise sürekli baskılı savunma yapıyor ve topu potadan uzak tutmaya çalışıyoruz. bu kez de arkaya sızan toplarda uzun oyuncumuz erken faul problemine giriyor. ne gibi tedbirler alabiliriz?

Ahmet Dedeoğlu
10-15-2007, 07:38 PM
Sevgili Ahmet Gürel Alp,bana sordun herhalde..Bu bölüme açtığına göre soru başlığını..
Şimdi bir defa,hangi tür baskı uyguluyorsun?1-2-1-1 mi?.,,2-2-1 mi?.,1-3-1 mi?.,2-1-2 mi?.,1-2-2 mi?.,vs.Yoksa hepsini mi?.Yarı saha mı?Dörtte üç saha mı? Tam saha mı?
Senin şartlarında,yani kısıtlı uzun oyuncun var,rotasyonun sınırlı vs.,bana sorarsan,tam saha baskı pek yapmazdım.Yapsam bile,idmanlarda çalışırdım ama özel durumlarda, o da gerekirse uygulardım..
Energy Conservative press,denilen enerji tasarruflu pres uygulamak lazım böyle bir takımla..Yani top kapmak ikinci planda olacak..Rakibin ritmini bozmak,alışmadığı düzende oynatmak,zamanını tüketmek,oyununu bozmak vs.baskılı savunmanın birçok avantajlarını kullanabilirsin..Genellikle dörtte üç saha 2-1-2 zone press,1-2-1-1 zone press,yarı saha 1-3-1 zone press,2-1-2 zone pres idealdir bu tek uzun oyuncu ile..Tam sahada ara sıra 1-2-1-1 zone press yapabilirsin ama top orta çizgiyi geçtiğinde ön saha oyuncuları süratle geri koşup pas aralarına hemen girmeleri lazım..

Bizim iki kategoride,yani yıldız ve gençlerde,son İstanbul ligi şampiyonluğunu kazandığımızda 2.08' lik Mustafa Çakır'ı senin dediğin gibi faullerden ve temponun süratinden korumak için aldığımız özel önlemler vardı..
Birincisi onunla oynarken 2-2-1 zone presi bi defa hiç uygulamıyorduk.Çünkü bu zone preste en önemli adam arkadaki adamdır.Çok süratli,çabuk ve çok zeki olması lazım o adamın..
O oyundayken 2-1-2 dörtte üç saha,2-1-2 yarı saha , 1-3-1 yarı saha pres uyguluyorduk.Ki bu 1-3-1 yarı saha preste arkadaki adam oydu ama öndeki 1 numaranın 2 ve 3 numaralarla yaptığı double teamlerde pas aralarına ortadaki çok çabuk adamımız Kerem Köle çıkıyordu yani çabuk ve süratli olan 4 numara.
2-1-2 preslerde de Mustafayı savunmanın sağ arkasında oynatarak ve top kapmaya ve pas aralarına ( çok bariz olmadıkça ) çıkarmayarak saklıyorduk onu savunmada..Neden sağ arka dersen?..Hücum eden takımlar genellikle sağdan yani savunmanın solundan hücum ettikleri için 1 numara ile ortadaki 4 ( bazen 3) numaranın ikili sıkıştırmasında,double team'in geldiğini gören veya sıkışan oyuncu en yakın pas açısı olan savunmanın sol,hücumun sağ tarafındaki adamlara pas atmaya çalışır.Orda da çok çabuk olan ya 3 ya da 4 numaramız topu kapar.Mustafa da bu pozisyonda top geçerse pota altında blok ve korkutma pozisyonundaki yerini alır.Bu preste 1 ve 2 numaralarla double teamlere giden oyuncumuz yine çok çabuk ve süratli oyuncumuz 3-4 oynayan Kerem Köle idi.
Tam saha 1-2-1-1 zone prestede zaten ön sahadan yarı sahayı rakipler pek geçemiyordu.Mustafa dinleniyordu arkada yani.:)Ha geçtikleri zaman da dedim ya,öndeki oyuncular çok çabuk geriye pas aralarına koşuyorlar geride ya top kapıyorlar ya da gerideki savunmaya yerleşiyorlardı..Normalde sete sette bizi yenecek takımlara karşı ortalama 25 top kapma ile oynuyorduk bu sistemle ve o takımlara büyük farklar atıyorduk..
İnşallah faydalı olmuşumdur..
Mustafa Çakır'da şu anda Beşiktaş genç takımda oynuyor ve A takım idmanlarına çıkıyor..Bu vesile ile kendisine burdan başarılar diliyorum..:)

gurelalp
10-16-2007, 10:57 PM
Sevgili Ahmet Hocam ne kadar tecrübeli bir basketbol antrenörü olduğunuz bu cevaptan da anlaşılıyor. Gerçekten de 1-2-1-1 tam saha veya ayni dizilişle 3/4 sahada yaptığımız savunmada sizin söylediğiniz sorunlarla karşılaştık. sizin baskılı savunma ile ilgili yaptığınız açıklamaların ışığında kendimize has bazı değişikliklere gideceğiz. Teşekkürler

M. Sahin Kundakcı
10-16-2007, 11:17 PM
Bu soruya teknik açının dışında bir de seyirci bakışı ile bakmak gerekiyor. Bir maç izlemeye gittigimi farzediyorum ve takımlar sahaya çıkıyorlar. ısınma turnikeleri başlıyor ve bu esnada takımlardan birinin ısındıgı potada güm güm sesler... diger tarafa bakıyorum kısa oyuncular turnike ile ısınmakta... e pek bakasım kalmıyor oraya tabiiki. smaçları izlemek keyif veriyor bana. sonra maç başlıyor. maç temposu o kadar hızlı ki uzun olan takım geriye koşmadan basket yiyor ileriye gitmeden top kaptırıyor. ve benim gibi tribünlerdeki tüm izleyiciler keyif ile maçı seyrediyor. çünkü az evvel izleme ihtiyacı bile duymadıgımız takım basketbolun en keyifli yönü yani hızlı hücumu kullanarak koskocaman rakibi deviriyor...

e senaryo bu oldu. çıkacagını tahmin ettigim sonuç ise kısa takımların agresif savunmalarını mutlaka fastbreak yada tali hücum organizeleri ile süsleyecek uyuma sahip olmaları gerektigidir. dış şut bu tip takımların olmazsa olmazlarıdır. yakın ve uzun mesafe şutlardaki yüzdelerin yanısıra rakip takımın oyun yapmasını engellemek ve oyunun dogal miss-match lerini kendi avantajımıza kullanmak üzere rakibin oyun kurucuları yada eli topa yatkın pasörlerine özel önlemler alınabilir.

tek uzun oyuncu konusunda hocam zaten gerekenleri söylemiş bunun dışında eklemek istedigim hücumda eger uzun oyuncumuz sag elini kullanan bir oyuncu ise ki bu bizim avantajımızadır sag elini kullanan oyuncuyu rakip potanın solunda oynatarak sag el hookları ile yüksek atış avantajı yakalamanın yanısıra güçlü savunmayı da bizim hücum yönümüze göre sol tarafa çekerek kendimize olası penetre avantajları saglamış oluruz.

başarılar dilerim...

Ahmet Dedeoğlu
10-17-2007, 12:09 AM
Ya Şahin,yarın sabah işe gideceğim.Tam yatacakken bakıyorum senin mükemmel görüşlerini içeren bir yazın var..Haydaa,pc'yi kapatamadan birşeyler yazma ihtiyacı..:):):)
O senin sağ hook shot dediğin olayı Türkiyede en iyi yapan oyunculardan biri benim Bölgesel ligde İhlas Kolejindeki 1.98 'lik 5 numaram İbrahim Bayramdır.Işıkspordan almıştık onu..Orda,2.ligde, sabah akşam idman yapmak istemiyordu,Fatih Üniversitesinde okuyordu çünkü..Bizi de sevdi,bizde oynamıştı o sene..Hücumda ona özel oyunlar geliştirmiştik..(Yani,senin dediğin pivot bölgesinde top alması için gerekli oyunlar.)O sene öylesine katıldığımız Bölgesel ligde çok önemli galibiyetler almış ve iddialı takımları bir bir yenmiştik..Ama dedim ya havayı koklayalım diye katılmıştık o sene..Rizedeki Tolgada aynı takımdaydı,yani o da İhlas Kolejindeydi o sezon..İyi tanır İbrahimi..İyi arkadaş ve komşuydular..İbrahim istese 2.ligin değişmez 5 numarası olur boyu kısa olmasına rağmen..Ama Özel bir şirkette,iyi bir maaşla basketbol oynuyor Şirketler Liginde..Kendisine bu vesile ile burdan başarılar diliyorum..
Uzunların bam güm smaç bastığı,karşıdaki kısa takımın turnike attığı olayı da benimle birlikte çok önemli kişiler ,Zeytinburnu'nda antrenörlük yaparken,Ülker Ümit takımıyla Ülkerin salonunda yaptığımız maçta yaşamıştır.O zamanlar Ülkerde ZAZA PACULİA,FATİH SOLAK vardı.Bir düşünün ısınma smaçlarını.Ama bizim uzunlar Burçin Badem ile Aytaç'ı tutuyorlardı.Burçin ve Aytaç 1.98'lik ve dışarıdan da atan oyunculardı.Ben bu tür mismatcleri düşünüp özel oyunlar hazırlarım bir gün mutlaka karşılarız böyle durumlarla diye..Yani kısa ama dışardan çok iyi atan penetre eden uzunları dışarı çıkartıp,uzun ama kısa pozisyonlarda oynayan kısaları içeri post up' a sokarak,onların aynı pozisyonlardaki rakiplerinin bu tür durumları savunamamasının getirdiği zaafiyetleri maç içinde çok kullanmaya çalışırım.( Yani senin de belirttiğin gibi ) İşte o maçta bu mismatchleri cezalandırıp,yine senin dediğin gibi,müthiş savunma yaparak ilk yarıda bitirdik olayı zaten.40-19.
İkinci yarıda söyleşimi iyice okursanız göreceğiniz sebeplerden biraz gevşedik ve neticede yine de farklı kazandık.78-65.Bu maçın hakemlerinden biri de sevgili kardeşim,o zamanlar Ülkerin altyapı antrenörü Oytun Serdar'dı.
İşte senin süper isabetli görüşlerine örnek olacak olayları yaşadım ben ve anlatma ihtiyacı hissettim..Senin geleceğin parlak maşallah..Yılma,azimle devam et..HİÇBİR EMEK ZAYİ OLMAZ..
Kalın sağlıcakla..