PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Altyapı antrenörlügünde gözden kaçanlar...


M. Sahin Kundakcı
11-01-2007, 05:57 AM
Biz antrenörler kendimizi geliştirebilmek. farklı meslektaşlar ile tanışabilmek, basketbol ve liglerle ilgili gelişmelere hakim olabilmek için forum ve internet siteleri yanısıra görsel ve yazılı- basılı dökümanlardan faydalanmaya çalışmaktayız. Kendimizi geliştirme ihtiyacı ile bir dolu veriyi zihnimize doldururken göz ardı ettigimiz çok önemli bir nokta vardır. bazı kavramları sindirmeden yeni birine geçmek ile tecrübe edilmeden kazanılmış bir dolu bilgi ile kriz yönetiminde çok zayıf kalmaktayız. işin teorik kısmına kimiz zaman bu kadar hakim iken kritik müsabaka becerilerinde bu denli yetisiz olmamız ve üst yapıya kalitesi yüksek oyuncu yetiştirmede hala bir elin parmaklarını geçmeyen antrenörlerimizin imzalarının olması yanlızca çok fazla ACELECİ olmamız ile açıklanabilmektedir.


en büyük ACELEmiz antrenör felsefesi oluşturmaktır. çogu zaman 30-40 lı yaşlarda olgunluk dönemine ulaşacak antrenör felsefesine taklit yaklaşımlar ile karmakarışık ve degişken bunun yanı sıra bir o kadar kırılgan tutumlar ile aykırı davranarak gelişim sürecimizi çok daha uzun bir vadede geciktirmekteyiz.


ikinci en büyük acelemiz. maçlar ve neticeleri ile ilgili olandır. müsabaka uygulamalarına o kadar kafa yormaktayız ve o kadar fazla hayaller kurmaktayız ki çogu zaman hollywood filmlerini aratmayacak hayallerimizde malzeme olarak kullandıgımız oyuncularımızın varlıgını görmezden gelerek bu deneyde kobay olarak kullanmaktan çekinmemekteyiz. çünkü bizler son noktanın işte o anda o mola ile o oyunu degiştirmek oldugunu düşünecek egolar ile kendimizi donatmaktayız.ve bu ana ulaşabilmekteki acelemiz ile önce kendi gelişimimize engel koymakta sonrasında oyuncularımıza yazık etmekteyiz.



yine bir diger acelemiz de antrenmanlarda göstermedigimiz sabır ile yetersiz yetişen oyuncularımızdan yapabileceklerinden fazla talepler ile gazoz liglerinin büyük şampiyonları olmaya çalışmamızdır. unutmamalıyız ki bir oyuncunun yetişmesi 10 - 15 seneyi bulan düzenli bir program ile mümkün olabilmektedir.


her yaşın gereklerini dogru uygulayarak altyapıda buza yazı yazmaya benzeyen o ÇOK BÜYÜK ŞAMPİYONLUKLARa ulaşmaktansa öncelikle iyi oyuncular yetiştiren bir egitmen sonrasında da yetişen bu düzgün oyuncuları bir araya toplayıp kendi farkımızı ortaya çıkartabilecek bir felsefeye sahip olarak tüm dinamikleri organize edebilecek karizma ve kişilige sahip bir taktisyen olmak gerçek son nokta olmalıdır.

alt yapılarda maç kazanmaya o kadar meraklıyız ki bu ugurda harcadıklarımızın farkında bile degiliz. topyekün devam eden bu yanlışlılar zincirinde farklı bir uygulamayı velilere bile anlatmakta güçlük çekilen bir ortamın dogdugu bu durumun türkiye basketbolu için önemli sakıncalar doguracagını düşünmekteyim.

Basketbol için egitimli insanların sporu denmektedir. günümüzde işte bu problemlerin bütününde basketbol egitimli insanların sporu olmaktan çıkmıştır. oyuncuların egitim hayatları birçok sınav ile mesailerinin önemli bir kısmını almaktadır. müsabaka ve lig havasının oyuncu ders ikileminde olumsuz şartlanmalar dogurmasına neden olan basketbolda yılda 6-700 antrenman saati ile basketbol ögretmeye çalışmak yani haftanın iki yada 3 gününde basketbol egitimi vermek sadece gazoz liglerine nefer yetiştirmekten öte bir sonuç dogurmamaktadır.çünkü bizler elimizdeki bu kısıtlı süreyi verimli kullanmaktansa kişisel egolarımızın tatmini yolunda kullanmayı amaç edinebilmekteyiz.

bir maçı kazanmak çok güzel birşeydir. şampiyon olmak ta öyle. hele hele oyuncuların önemli bir başarı sonrasında biz antrenörlerle kucaklaşması tadına doyulmaz anlardandır. fakat bu başarıların kalıcı olabilmesi ve gelecekte dünya basketbolunda popüler ve etkin sporcuların bulunması ve kalitesi çok yüksek türkiye ligleri yanısıra yurt dışında da alınacak büyük başarılar en temel hedef olmalıdır. bu ugurda merdivenleri teker teker çıkmak asansörde sıkışıp havasız kalmaktan çok daha iyi sonuç verecektir. bu nedenle biz antrenörler ACELEci degil SABIRLI olmalıyız...

Mnb
11-01-2007, 08:42 AM
hocam gercekten cok iyi bir konuya deginmişsiniz sırf kendi egomuz yüzünden antrenörlükte bir basamak daha yükselmek için en kısa yoldan iyi bir takıma nasıl giderim düşüncesiyle onlarca yıldız adaylarını ezip geciyoruz ve antrenörlerimiz kendisi bir bilgisayar olarak görüyor nerde ne kadar bilgi varsa kendisine yüklüyor ama bunları nasıl uygulayacagını bilmeden.

WooD_EfeS
11-01-2007, 12:08 PM
:D Taylan Abi Yeni Site Ne ? İsmi Ne :D:D:D?

Onur
11-01-2007, 01:32 PM
çok güzel yazı eline sağlık.....

serhan güvener
11-02-2007, 01:19 AM
Hocam yazın güzel olmuş öncelikle tebrikler.

Biz antrenörlerin yaptığı hataların en başında özellikle minik ve küçük takımlarda temel eğitimin dışına taşan sadece maç kazanmayı hedefleyen çalışmalar yapıldığı ortada buda antrenörcülük dediğimiz duruma tekabul ediyor.

İş böyle oluncada olan çocuklarımıza oluyor.


SAYGILAR

14emre14
11-02-2007, 12:58 PM
güzel bir paylaşım!!!

Cihan Türe
11-03-2007, 02:12 AM
Benim de yazmak istediğim bir konuydu, okuması güzeldi elinize sağlık. Umarım yeterince antrenör yada antrenör adayı bu yazıya ulaşma şansı bulur...

bjk_44
11-03-2007, 06:35 PM
çok güzel yazı klavyene sağlık.

AİR JORDAN
03-31-2008, 04:20 PM
çok güzel yazı gerçektende tebrikler hocam