Ahmet Dedeoğlu
11-07-2007, 12:33 AM
Bu gece bizim gecemiz..Eurolig ve Uleb Cup' ta mücadele eden dört takımımız da güçlü rakipleri karşısında galip gelerek,Türk basketbolunu bu gece Avrupanın zirvesine oturttu.İnşallah devamı gelir..
Gece;Uleb Cup'ta Galatasaray'ın İspanya,Telekom'un da Litvanya takımlarına karşı mücadeleleri ile başladı.
Çok az zaman farkları ile başlayan ve iki ayrı kanaldan yayınlanan bu maçları izlerken,hangisine kilitleneceğimizi şaşırdık.
Hatta yoruma bile hangisinden başlayacağım konusunda kararsız kaldım bir an için.
Neyse,Galatasaraydan başlayalım.Bi defa Galatasarayın rakibi İspanyanın güçlü takımlarından biri.Mark Gasol ve Drobniak gibi çok kariyerli oyunculara sahip.Tam bir İspanyol ekolu basketbol oynuyorlar.Galatasaray rakibini iyi çözmüş.Murat Özyer'i tebrik ederim.Uzun süre 2-3 alan savunmasını başarı ile uyguladılar.Dee Brown takımını çok iyi yönetti.Hite takıma kısa sürede uyuım sağlamış.Savunma ribaundunu aldıklarında bi ara üst üste göze hoş gelen nefis fast breakler attılar.Rakip, bu fastbreakleri yememek için,ya çok iyi seçilmiş şutları bulup atmaya çalıştı,ya da kaçan şutların ribaunduna üç dört oyuncularını birden sokmaya çalıştı.Hatta bir pozisyonda baktım beş İspanyol oyuncusu da hücum ribaundu takibindeydi.
Galatasaray iyi bir takım oyunu oynadı ve çok zor bir maçı kazandı.Tebrik ediyoruz.Ancak Cimbom'un Ayhan Şahenkte,yani kendi sahasında oynayacağı bundan sonraki maçlarda tribünlerin böyle boş kalmamasını diliyoruz.
Gelelim Telekom'a..Telekom her zaman zorlu olan Litvanya deplasmanında,rakibini pota altında bariz bir üstünlük sağlayarak ve 39 sayı atan Wright'ın yanısıra El Amin'in de üstün performasıyla devirdi.Wright savunmada ve hücumda çok iyi pozisyon alarak,ribaundlarda da iyi yer tutarak ve hiç spectacular hareketler yapmadan,smaçlar vurmadan,sade ama doğru basketbolu bir uzun oyuncunun nasıl oynayacağının bir defa daha resmini çizdi.
Basketbolun doğrularını çok iyi uyguladı Ercüment Sunter'in talebeleri.Telekom bu formuyla gruptan rahat çıkmanın yanısıra,kupaya kadar gider diye düşünüyorum.
Beşiktaş Avrupa kupalarında her zaman iyi yerlerde olan Ventlis'i deplasmanda yenerek Uleb Cup'ta üçüncü galibiyetimize imza attı.Beşiktaş güçlü kadrosuyla ve tecrübeli coach Ergin Ataman ile hem Türkiye liginde hem de Uleb Cup'ta istediği başarıyı bu sene sağlayacak gibi..Uleb Cup finalini iki Türk takımının oynaması,belki bazılarına hayal gelebilir ama şunu unutmamalıdır ki,büyük hayaller kurmayan büyük işler başaramaz.Ben,neden olmasın diyorum.
Eurolig'deki iki temsilcimizden biri olan Fenerbahçe,İtalyan rakibi Roma'yı farklı yenerken,daha önceki bir yazımdaki final tespitimi bir defa daha tekrarlayacağım " Bu Fenerden çok şey beklenir,ama herşey de beklenir."
Yine daha önce,"İstanbulda kaybedilen Real Madrid maçında Solomon oynasaydı o maçı kazanırdık" demiştim.Bu gece Solomon Fener için ne kadar elzem bir oyuncu olduğunu bir defa daha ispat etti.O kenardayken,Demir oyundayken rakip hemen zone prese geçiyordu.Bu savunmada da başarılı oldular Solomon oyunda yokken.Solomon oyuna girince zone presi bırakıyorlardı.Yani bir oyuncunun rakibi nasıl etkilediğini gösteriyor bu anlayış.Maçın sonlarında baktılar ki maç gidiyor,Solomon ile Demir aynı anda oyundayken de zone prese başvurdular ama Solomon topu presten çıkarıp boş durumdaki Demir ve İbrahim Kutluay'a o kadar güzel paslar çıkardı ki bu oyuncuların üçlük şovuna dönüştü maç son dakikalarda artık.
Bu galibiyete rağmen geçen maçlarda ilk beş başlayan ve çok süre alan Sloven oyunculara Tanjeviç bu maçta hiç şans vermedi.Serhat Çetin ile Hakan Demirel zaten müzmin yedek oldular kenarda.Bunlar ilerde sorun olacak gibi gözüküyor.White nefis bir hareketle dışardan dalıp öyle bir smaç vurdu ki,Euroligde haftanın bir numaralı hareketine aday olan bu smaçının yanısıra biraz daha takıma alıştığını ve uyum sağladığını iyi oynayarak gösterdi.Tanjeviç,Milli takımda iyi oyuncuları kenara alarak,bütün oyunculara şans vererek geniş bir rotasyon anlayışına sahip olduğunu göstermek isterken,Fenerbahçede çok dar bir rotasyonla oynaması kendi ile çeliştiğini de gösteriyor bu arada.
Neyse Fener, kaliteli oyuncularıyla çok farklı,güzel ve anlamlı bir galibiyet aldı.İnşallah bu başarısını devam ettirir ve gruptan çıkar.
Eskiden Avrupada çok yaygın bir söz vardı : " Anne,Türkler geliyor." Basketbolda da artık Türk takımları ile karşılaşan rakiplerin,o sözün çağrışımıyla işlerinin çok zor olduğunu bilerek ve Türk takımlarına saygı göstererek maçlara çıktığına eminim.
Gece;Uleb Cup'ta Galatasaray'ın İspanya,Telekom'un da Litvanya takımlarına karşı mücadeleleri ile başladı.
Çok az zaman farkları ile başlayan ve iki ayrı kanaldan yayınlanan bu maçları izlerken,hangisine kilitleneceğimizi şaşırdık.
Hatta yoruma bile hangisinden başlayacağım konusunda kararsız kaldım bir an için.
Neyse,Galatasaraydan başlayalım.Bi defa Galatasarayın rakibi İspanyanın güçlü takımlarından biri.Mark Gasol ve Drobniak gibi çok kariyerli oyunculara sahip.Tam bir İspanyol ekolu basketbol oynuyorlar.Galatasaray rakibini iyi çözmüş.Murat Özyer'i tebrik ederim.Uzun süre 2-3 alan savunmasını başarı ile uyguladılar.Dee Brown takımını çok iyi yönetti.Hite takıma kısa sürede uyuım sağlamış.Savunma ribaundunu aldıklarında bi ara üst üste göze hoş gelen nefis fast breakler attılar.Rakip, bu fastbreakleri yememek için,ya çok iyi seçilmiş şutları bulup atmaya çalıştı,ya da kaçan şutların ribaunduna üç dört oyuncularını birden sokmaya çalıştı.Hatta bir pozisyonda baktım beş İspanyol oyuncusu da hücum ribaundu takibindeydi.
Galatasaray iyi bir takım oyunu oynadı ve çok zor bir maçı kazandı.Tebrik ediyoruz.Ancak Cimbom'un Ayhan Şahenkte,yani kendi sahasında oynayacağı bundan sonraki maçlarda tribünlerin böyle boş kalmamasını diliyoruz.
Gelelim Telekom'a..Telekom her zaman zorlu olan Litvanya deplasmanında,rakibini pota altında bariz bir üstünlük sağlayarak ve 39 sayı atan Wright'ın yanısıra El Amin'in de üstün performasıyla devirdi.Wright savunmada ve hücumda çok iyi pozisyon alarak,ribaundlarda da iyi yer tutarak ve hiç spectacular hareketler yapmadan,smaçlar vurmadan,sade ama doğru basketbolu bir uzun oyuncunun nasıl oynayacağının bir defa daha resmini çizdi.
Basketbolun doğrularını çok iyi uyguladı Ercüment Sunter'in talebeleri.Telekom bu formuyla gruptan rahat çıkmanın yanısıra,kupaya kadar gider diye düşünüyorum.
Beşiktaş Avrupa kupalarında her zaman iyi yerlerde olan Ventlis'i deplasmanda yenerek Uleb Cup'ta üçüncü galibiyetimize imza attı.Beşiktaş güçlü kadrosuyla ve tecrübeli coach Ergin Ataman ile hem Türkiye liginde hem de Uleb Cup'ta istediği başarıyı bu sene sağlayacak gibi..Uleb Cup finalini iki Türk takımının oynaması,belki bazılarına hayal gelebilir ama şunu unutmamalıdır ki,büyük hayaller kurmayan büyük işler başaramaz.Ben,neden olmasın diyorum.
Eurolig'deki iki temsilcimizden biri olan Fenerbahçe,İtalyan rakibi Roma'yı farklı yenerken,daha önceki bir yazımdaki final tespitimi bir defa daha tekrarlayacağım " Bu Fenerden çok şey beklenir,ama herşey de beklenir."
Yine daha önce,"İstanbulda kaybedilen Real Madrid maçında Solomon oynasaydı o maçı kazanırdık" demiştim.Bu gece Solomon Fener için ne kadar elzem bir oyuncu olduğunu bir defa daha ispat etti.O kenardayken,Demir oyundayken rakip hemen zone prese geçiyordu.Bu savunmada da başarılı oldular Solomon oyunda yokken.Solomon oyuna girince zone presi bırakıyorlardı.Yani bir oyuncunun rakibi nasıl etkilediğini gösteriyor bu anlayış.Maçın sonlarında baktılar ki maç gidiyor,Solomon ile Demir aynı anda oyundayken de zone prese başvurdular ama Solomon topu presten çıkarıp boş durumdaki Demir ve İbrahim Kutluay'a o kadar güzel paslar çıkardı ki bu oyuncuların üçlük şovuna dönüştü maç son dakikalarda artık.
Bu galibiyete rağmen geçen maçlarda ilk beş başlayan ve çok süre alan Sloven oyunculara Tanjeviç bu maçta hiç şans vermedi.Serhat Çetin ile Hakan Demirel zaten müzmin yedek oldular kenarda.Bunlar ilerde sorun olacak gibi gözüküyor.White nefis bir hareketle dışardan dalıp öyle bir smaç vurdu ki,Euroligde haftanın bir numaralı hareketine aday olan bu smaçının yanısıra biraz daha takıma alıştığını ve uyum sağladığını iyi oynayarak gösterdi.Tanjeviç,Milli takımda iyi oyuncuları kenara alarak,bütün oyunculara şans vererek geniş bir rotasyon anlayışına sahip olduğunu göstermek isterken,Fenerbahçede çok dar bir rotasyonla oynaması kendi ile çeliştiğini de gösteriyor bu arada.
Neyse Fener, kaliteli oyuncularıyla çok farklı,güzel ve anlamlı bir galibiyet aldı.İnşallah bu başarısını devam ettirir ve gruptan çıkar.
Eskiden Avrupada çok yaygın bir söz vardı : " Anne,Türkler geliyor." Basketbolda da artık Türk takımları ile karşılaşan rakiplerin,o sözün çağrışımıyla işlerinin çok zor olduğunu bilerek ve Türk takımlarına saygı göstererek maçlara çıktığına eminim.