Ahmet Dedeoğlu
03-01-2008, 04:18 PM
BEKO Basketbol Ligi takımlarının üst düzeydeki kalitesi,müthiş mücadele ve amansız çekişmesi;OPEL Türkiye Kupası çeyrek final maçlarının da çok zevkli ve heyecanlı geçeceğinin bir göstergesiydi aslında.Ekranlara kilitlenen tüm basketbolseverler,basketbol adamları ve otoriteler basketbol adına rengarenk görüntüleri izlerken, sanırım herkes kendi bakış açısından farklı sonuçlar,gözlemler ve tespitler çıkarmıştır.
Öncelikle yarı finale kalan Oyak Renault,Efes Pilsen,Fenerbahçe Ülker ve Türk Telekom takımlarını kutluyor,hakedenin finale kalmasını diliyorum.
Ben de herkes gibi çeşitli perspektiflerden ve bakış açılarından izledim ilk günkü maçları.Düşüncelerimi ve görüşlerimi süzgeçten geçirdim.Neticede yazımın ana temasını biraz farklı ve istisnai bir konunun üzerinde oturtmaya karar verdim.
Bu konu aslında benim basketbol anlayışımla doğru orantılı.
Yıllardır üzerinde ısrarla durduğum, 1 ' den 5 numaraya kadar bütün pozisyonların özellikle uzunların ideal özelliklerinin,bizim basketbolcularımızda tam anlamıyla yerleşmediğini ve bu bireysel eksikliklerin de takımlarımıza ve özellikle milli takımımıza olumsuz yansıdığını tespit etmiştim.
Ta 1988-90 larda bir yandan Türkiye gazetesinde basketbol yazarlığı öte yandan da basketbol antrenörlüğü yaparken,gazetede BASKETBOL POZİSYONLARI başlıklı bir yazımda;yaptığım araştırmalara ve gözlemlerime dayanarak,bütün pozisyonların özelliklerini ve güzelliklerini;bu pozisyonların en ideal oyuncularının o zamanlar ülkemizdeki ve NBA' deki örneklerini göstererek kaleme almıştım.Tabii zamanla her şey değiştiği ve geliştiği gibi bu alanda da gelişim ve değişimler olmuştur.
Zaten değişime uğramayan sadece değişimin kendisidir.Ha bir de...Neyse bundan sonrasını ilerde zamanı ve yeri geldiğinde anlatırız.Biz konumuza dönelim.
Çeyrek finalde benim özellikle üzerinde durmak istediğim, gözüme çarpan ve çok hoşuma giden gelişmeler;Oğuz Savaş'ın artık oturmaya başlayan ama Kerem Gönlüm'ün ve Ömer Aşık'ın ilk defa gördüğümüz başarılı ÜÇLÜKLERİ idi.
Bi defa 4 numara'nın hatta 5 numaranın üçlükleri ve de dışarıdan penetre ile penetre üzerinden jump shot ve yüklenmeleri;orta mesafe şutları,post up hareketleri,ribaund ve savunmasının yanında artı değerler olarak artık çağımız basketbolunda olması gereken özellikler.
Daha da ileri gidelim, bu uzunlar,en az 3 numara gibi bir dripling ve pas fundemental'ına da sahip olurlarsa tadından yenmez.
Şimdi artık esasında 4 ila 5 numara arasındaki fark eskisi kadar fazla değil.Yani çabukluklarını geliştirip süratlenirlerse 2.10 civarında iki uzunu aynı anda oynatabilirsiniz. Burda en büyük handikap, fast break yeme yani geri süratli ve çabuk koşamama, bir de dışarıdan oynayan rakip uzunu tutma/savunma korkusudur.İşte bu iki durumda da sıkı ÇABUKLUK çalışmaları ile durumu düzeltebilirsiniz.
Yani Fenerbahçede 2.10' luk iki dev adam Oğuz Savaş ile Ömer Aşık'ın birarada oynamasının doğuracağı artılar ve avantajlar,eksiler ve dezavantajlarından çok daha fazla.Vidmar'da bu ikisinden biri ile birlikte oynayabiliyor.
Şimdi Semih iyileşip de takıma katılınca artık o da bu yukarıda saydığımız özelliklere sahip olup daha fazla süre almak için çok çalışacaktır sanırım.Hatta o daha bir atletik ve iyi bir fundemental'a sahip olduğundan,bu artısının üzerine kendisi de katarak ve çok çalışarak 3 numara bile oynayabilir zaman zaman.Neden olmasın.İnsan yeter ki istesin.
Geçen sezon RİBAUND programında o zamanki yorumcum Hakan Yavuz ile basketbolcularımızı ve milli takmımızı masaya yatırırken Kerem Gönlüm'ü de mercek altına almıştık.Hakan,Kerem'in üstün özelliklerini sayıp transfer piyasanın altını üstüne getireceğini savunmuştu.Tabii teklifler yağacağı ve Efes'in de bırakacağı varsayımlarına dayanarak.
Ben de dedim ki;Kerem'in savaşçı,mücadeleci kişiliğine,ribaundçu ve savunmacı özelliklerine saygım sonsuz,ancak,şayet 4 numaraysa niye hiç üçlük atamıyor ve de orta mesafe şutları zayıf,5 numara ise neden post up repertuarı çok zayıf.Kerem'in artı özellikleri o kadar fazla iş yapıyor ki maçlarda,bu eksileri sırıtmıyor,diğer oyuncular da özellikle Ermal ve Amerikalı uzunlar onun eksilerini kapatıyor.
Kerem,diğer basketbolculara göre belki de geç başladığından kısa sürede yapabileceği ve milli takımın kadrosunda bile rahatlıkla oynayabileceği,uzunda aranan temel özellikleri öğrenmiş ve zekasıyla oynayarak da hem takımında hem milli takımda şimdiye kadar büyük işler yapmış yürekli ve hepimizin sevdiği efendi bir basketbolcu.
Post up hareketlerinde,özellikle hook shotlar da son maçlarda etkili oluyor ve gelişme gösteriyordu.Ancak bu son Beşiktaş maçında üstüste attığı iki tane üçlük,bu alandaki eksiğini de kapatmak için çok ama çok çalıştığını gösterdi.Benim gönlümde de taht kurdu.İdeal bir 4 numara olmak üzere.Yaş hiç önemli değil.Öğrenmenin ve gelişmenin yaşı yoktur.Hani güzel bir söz var.Beşikten mezara kadar ilim öğrenin,diye.İşte basketbol da her yönüyle çok zengin ve sonu olmayan bir ilim dalı.Önemli olan basketbol zekasına sahip olmak.Bu zeka zaten Kerem'de,yukarıda saydığım uzunlarda ve diğer iki milli uzunumuz Kaya Peker ve Ermal' de de fazlasıyla var.
Şimdi bu saydığımız çok yönlü uzun oyuncularıımızın hepsi üst seviyedeki Avrupa kupası maçlarında bol bol süre alarak ve de kendi pozisyonlarındaki ünlü rakip oyunculara karşı oynayarak,hem kendilerini geliştiriyorlar hem de milli takımda artık uzun rotasyonunda sorunun olmadığını gösteriyorlar.Ha tek bir sorun olabilir ki,bu da coach'un bu uzunları değiştirirken adaletli bir değişimi başaramamasıdır.
Aynı Kerem gibi Ermal'de son zamanlarda istikrarlı bir çıkış içinde.Yani Efes'i Kerem-Ermal ikilisi taşıyor bile diyebiliriz.Ne kadar güzel bir gelişme Türk basketbolu adına.Aynı Fenerdeki gibi Efeste de bu Türk uzunların takımlarını sürüklemeleri özlenen bir tablo.
Bundan sonraki yazılarımda ve RİBAUND programında da inşallah 2 numaraları mercek altına alacağız.
Ha bu arada bir dip not da ilave edeyim.Bizim çocukların büyük gelişimi ve süreleri arttıkça takıma katkılarının yanısıra;Efeste Hutson da biraz daha süre alırsa,çok büyük yüzdeli orta mesafe şutları gerekse pota altında top ona inerse aynı Ermal gibi sonuca giden oyunuyla Efes'in daha önceleri yumuşak karnı gözüken pota altını en kuvvetli tarafına çevirecekler gibi geliyor bana.Hele,bizim Ömer Aşık kadar olmasa da,blok ve ribaund özelliği çok fazla olan Woods da takıma katkısını artırırsa Efes'ten Euroligde umutlanabileceğiz galiba.Sistem olarak baktığıımızda,Beşiktaş maçında,sezonun başında çok beğendiğimiz Transition offence' a tekrar başarılı bir şekilde geri dönmeleri de;sistem konusundaki eleştirilere kulak verdiklerini ve çok kafa yorduklarını göserdi.
Türk basketbolunda Kerem Gönlüm'ün başarma azmini ve yukarıda saydığımız üstün özelliklerini ve de en önemlisi beyefendi ve saygılı kişiliği ile kazandığı saygınlığı genç basketbolcuların örnek almasını diliyorum.
Ahmet Dedeoğlu
Basketbol Anrenörü
RİBAUND Programı Editörü
ahmet_dedeoglu57@hotmail.com
Öncelikle yarı finale kalan Oyak Renault,Efes Pilsen,Fenerbahçe Ülker ve Türk Telekom takımlarını kutluyor,hakedenin finale kalmasını diliyorum.
Ben de herkes gibi çeşitli perspektiflerden ve bakış açılarından izledim ilk günkü maçları.Düşüncelerimi ve görüşlerimi süzgeçten geçirdim.Neticede yazımın ana temasını biraz farklı ve istisnai bir konunun üzerinde oturtmaya karar verdim.
Bu konu aslında benim basketbol anlayışımla doğru orantılı.
Yıllardır üzerinde ısrarla durduğum, 1 ' den 5 numaraya kadar bütün pozisyonların özellikle uzunların ideal özelliklerinin,bizim basketbolcularımızda tam anlamıyla yerleşmediğini ve bu bireysel eksikliklerin de takımlarımıza ve özellikle milli takımımıza olumsuz yansıdığını tespit etmiştim.
Ta 1988-90 larda bir yandan Türkiye gazetesinde basketbol yazarlığı öte yandan da basketbol antrenörlüğü yaparken,gazetede BASKETBOL POZİSYONLARI başlıklı bir yazımda;yaptığım araştırmalara ve gözlemlerime dayanarak,bütün pozisyonların özelliklerini ve güzelliklerini;bu pozisyonların en ideal oyuncularının o zamanlar ülkemizdeki ve NBA' deki örneklerini göstererek kaleme almıştım.Tabii zamanla her şey değiştiği ve geliştiği gibi bu alanda da gelişim ve değişimler olmuştur.
Zaten değişime uğramayan sadece değişimin kendisidir.Ha bir de...Neyse bundan sonrasını ilerde zamanı ve yeri geldiğinde anlatırız.Biz konumuza dönelim.
Çeyrek finalde benim özellikle üzerinde durmak istediğim, gözüme çarpan ve çok hoşuma giden gelişmeler;Oğuz Savaş'ın artık oturmaya başlayan ama Kerem Gönlüm'ün ve Ömer Aşık'ın ilk defa gördüğümüz başarılı ÜÇLÜKLERİ idi.
Bi defa 4 numara'nın hatta 5 numaranın üçlükleri ve de dışarıdan penetre ile penetre üzerinden jump shot ve yüklenmeleri;orta mesafe şutları,post up hareketleri,ribaund ve savunmasının yanında artı değerler olarak artık çağımız basketbolunda olması gereken özellikler.
Daha da ileri gidelim, bu uzunlar,en az 3 numara gibi bir dripling ve pas fundemental'ına da sahip olurlarsa tadından yenmez.
Şimdi artık esasında 4 ila 5 numara arasındaki fark eskisi kadar fazla değil.Yani çabukluklarını geliştirip süratlenirlerse 2.10 civarında iki uzunu aynı anda oynatabilirsiniz. Burda en büyük handikap, fast break yeme yani geri süratli ve çabuk koşamama, bir de dışarıdan oynayan rakip uzunu tutma/savunma korkusudur.İşte bu iki durumda da sıkı ÇABUKLUK çalışmaları ile durumu düzeltebilirsiniz.
Yani Fenerbahçede 2.10' luk iki dev adam Oğuz Savaş ile Ömer Aşık'ın birarada oynamasının doğuracağı artılar ve avantajlar,eksiler ve dezavantajlarından çok daha fazla.Vidmar'da bu ikisinden biri ile birlikte oynayabiliyor.
Şimdi Semih iyileşip de takıma katılınca artık o da bu yukarıda saydığımız özelliklere sahip olup daha fazla süre almak için çok çalışacaktır sanırım.Hatta o daha bir atletik ve iyi bir fundemental'a sahip olduğundan,bu artısının üzerine kendisi de katarak ve çok çalışarak 3 numara bile oynayabilir zaman zaman.Neden olmasın.İnsan yeter ki istesin.
Geçen sezon RİBAUND programında o zamanki yorumcum Hakan Yavuz ile basketbolcularımızı ve milli takmımızı masaya yatırırken Kerem Gönlüm'ü de mercek altına almıştık.Hakan,Kerem'in üstün özelliklerini sayıp transfer piyasanın altını üstüne getireceğini savunmuştu.Tabii teklifler yağacağı ve Efes'in de bırakacağı varsayımlarına dayanarak.
Ben de dedim ki;Kerem'in savaşçı,mücadeleci kişiliğine,ribaundçu ve savunmacı özelliklerine saygım sonsuz,ancak,şayet 4 numaraysa niye hiç üçlük atamıyor ve de orta mesafe şutları zayıf,5 numara ise neden post up repertuarı çok zayıf.Kerem'in artı özellikleri o kadar fazla iş yapıyor ki maçlarda,bu eksileri sırıtmıyor,diğer oyuncular da özellikle Ermal ve Amerikalı uzunlar onun eksilerini kapatıyor.
Kerem,diğer basketbolculara göre belki de geç başladığından kısa sürede yapabileceği ve milli takımın kadrosunda bile rahatlıkla oynayabileceği,uzunda aranan temel özellikleri öğrenmiş ve zekasıyla oynayarak da hem takımında hem milli takımda şimdiye kadar büyük işler yapmış yürekli ve hepimizin sevdiği efendi bir basketbolcu.
Post up hareketlerinde,özellikle hook shotlar da son maçlarda etkili oluyor ve gelişme gösteriyordu.Ancak bu son Beşiktaş maçında üstüste attığı iki tane üçlük,bu alandaki eksiğini de kapatmak için çok ama çok çalıştığını gösterdi.Benim gönlümde de taht kurdu.İdeal bir 4 numara olmak üzere.Yaş hiç önemli değil.Öğrenmenin ve gelişmenin yaşı yoktur.Hani güzel bir söz var.Beşikten mezara kadar ilim öğrenin,diye.İşte basketbol da her yönüyle çok zengin ve sonu olmayan bir ilim dalı.Önemli olan basketbol zekasına sahip olmak.Bu zeka zaten Kerem'de,yukarıda saydığım uzunlarda ve diğer iki milli uzunumuz Kaya Peker ve Ermal' de de fazlasıyla var.
Şimdi bu saydığımız çok yönlü uzun oyuncularıımızın hepsi üst seviyedeki Avrupa kupası maçlarında bol bol süre alarak ve de kendi pozisyonlarındaki ünlü rakip oyunculara karşı oynayarak,hem kendilerini geliştiriyorlar hem de milli takımda artık uzun rotasyonunda sorunun olmadığını gösteriyorlar.Ha tek bir sorun olabilir ki,bu da coach'un bu uzunları değiştirirken adaletli bir değişimi başaramamasıdır.
Aynı Kerem gibi Ermal'de son zamanlarda istikrarlı bir çıkış içinde.Yani Efes'i Kerem-Ermal ikilisi taşıyor bile diyebiliriz.Ne kadar güzel bir gelişme Türk basketbolu adına.Aynı Fenerdeki gibi Efeste de bu Türk uzunların takımlarını sürüklemeleri özlenen bir tablo.
Bundan sonraki yazılarımda ve RİBAUND programında da inşallah 2 numaraları mercek altına alacağız.
Ha bu arada bir dip not da ilave edeyim.Bizim çocukların büyük gelişimi ve süreleri arttıkça takıma katkılarının yanısıra;Efeste Hutson da biraz daha süre alırsa,çok büyük yüzdeli orta mesafe şutları gerekse pota altında top ona inerse aynı Ermal gibi sonuca giden oyunuyla Efes'in daha önceleri yumuşak karnı gözüken pota altını en kuvvetli tarafına çevirecekler gibi geliyor bana.Hele,bizim Ömer Aşık kadar olmasa da,blok ve ribaund özelliği çok fazla olan Woods da takıma katkısını artırırsa Efes'ten Euroligde umutlanabileceğiz galiba.Sistem olarak baktığıımızda,Beşiktaş maçında,sezonun başında çok beğendiğimiz Transition offence' a tekrar başarılı bir şekilde geri dönmeleri de;sistem konusundaki eleştirilere kulak verdiklerini ve çok kafa yorduklarını göserdi.
Türk basketbolunda Kerem Gönlüm'ün başarma azmini ve yukarıda saydığımız üstün özelliklerini ve de en önemlisi beyefendi ve saygılı kişiliği ile kazandığı saygınlığı genç basketbolcuların örnek almasını diliyorum.
Ahmet Dedeoğlu
Basketbol Anrenörü
RİBAUND Programı Editörü
ahmet_dedeoglu57@hotmail.com