PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Kalbi olan izlemesin


Ahmet Dedeoğlu
03-01-2008, 04:25 PM
Hiç böylesi görülmemişti.Sona yaklaştıkça Beko Basketbol Ligi sanki can pazarına dönüştü.Stres had safhada.Keza heyecan da öyle.Ligin sonlarına doğru ikisi de sanırım tavan yapacak.
Yukarıda şampiyonluk hedefleyen takımların sayısı Antalya'nın artık iyice devreye girmesiyle yediye yükseldi.Üstelik Antalya ligin başlarında ilk beş takım belli diyenleri şaşırtarak-ki biz de dahiliz buna- dördüncü sıraya oturdu.İlk üçte bitirme ihtimali de yüksek.Düşüş yaşayan Telekom ve Fenerbahçe'yi altına aldı.
Ligde kalmayı garantileyen sekizinci sıradaki Kepez'in altındaki her takımın düşme korkusu ama play off'a kalma ümidi var.Korku ile ümit arasında yaşıyorlar yani.Kepez'in de play off' a kalamama korkusu var.O da aynı duyguları yaşıyor.
Bu lige can dayanmaz.Kalbi olan taraftarlar izlemesin maçları,başka meşgaleler bulsunlar kendilerine.Her maçta sanki can alınıp can veriliyor.Bu strese hakemler de dahil oldu artık.Hem de tam göbeğindeler.
Maçları yayınlayan kanal bile şaşkın.Her maç o kadar önemli ki,daha önce planladıkları maçların haricinde kalan maçları da mı yayınlasak acaba diye soruyorlardır kendilerine sanırım.
Mesela önümüzdeki hafta Casa Ted Kolejliler-TTNet Beykoz maçı önceden planladıkları yayın gündeminde yoktur kesinlikle.Ancak bu maç adeta can verilip can alınacak ehemmiyet arz etmekte.Tıpkı geçen hafta uzatmaya giden TTNet Beykoz-Alpella maçı gibi.Bu maçı uzatmada Alpella aldı ve rakibini ateşin tam içine attı.Ancak son salisede üçlüğü atan ve maçı bitiren Serhat Çetin' e orta sahada kenardan top çıkarılırken verilen pas büyük tartışmalara yol açtı.Beykoz yetkilileri bu bölümü youtube' a aktarmışlar.Ben de izledim.Kenardan topu çıkaran Ogün Sevinç orta çizgiyi iki ayak arasına alarak pas vermeye çalışırken yukarıda bahsettiğimiz stres ve heyecan ile dört beş adım ileriye doğru atıyor.Yani resmen yürüyor.İyice Beykoz potasına yaklaşıp o köşeye kat eden Serhat'a pası veriyor ve Serhat da üçlüğü atıyor.Top havadayken maç bitiş düdüğü çalıyor.Atış da basket oluyor.Burada zaten bi sorun yok.Ama top çıkartan oyuncunun yürümesi Hakem hatası mı yoksa kural hatası mı?İşte görüntüleri inceleyen MHK buna karar verecek.Kural hatası ise maç tekrarlanacak( Maçtan sonra çıkan olaylar nedeniyle seyircisiz de olabilir.).Hakem hatası ise netice onaylanacak.
Bundan sonra da bu tür olaylar yaşayacak gibi ligimiz.Artık hakemler bu stresi ne kadar kaldırır onu zaman gösterecek.

Artık bütün Avrupa hemfikir ki Beko Basketbol Ligi,İspanya ACB liginden sonra Avrupa'nın en zorlu ve çekişmeli ligi.Ne kadar güzel.Şimdi bu yorumu biraz açarsak,yani bu yorumun açılımı Türk basketbolunun lehine olarak birçok artıları da beraberinde getiriyor.
Bi defa her maç nerdeyse bir savaş ve müthiş mücadele gerektiriyor.Bu gereksinim sertliği yani sert basketbolu ve savunma dozunun yükselmesini de beraberinde getiriyor.Böylece İspanyaya Dünya şampiyonluğu kazandıran sert savunmaya dayalı,mücadeleci ve tempolu basketbol ekolu gözüküyor Türk basketbolunun ufkunda.Bunu başarabilmek için de çok ama daha çok çalışmak gerekiyor.Daha az çalışan kaybedecek.
Bu çok yüksek dozdaki rekabet ortamında ve üst seviye düzeyindeki kıran kırana maçlarda oyuncularıımız da kendilerini geliştireceklr.Sorumluluk alacaklar.Potansiyallerini doğal motivasyonla ortaya çıkaracaklar.Kaliteyi artıracaklar.
Takımlarımızın coachları gerçekten çok değerli.Hepsi artık daha iyi ve daha sert savunmayı nasıl yapıp da rakiplerimi alt ederimin hesabı ve planları içinde.Savunma yapmayan veya yapamayan takımlar kesinlikle devre dışı kalacaklar.Hedeflerine ulaşamayacaklar.İşleri çok ama çok zorlaşacak.İşte Telekom örneği.
Opel Türkiye kupasını kazandıktan sonra gevşediler.Banvit'ten 125 sayı yediler.Kazanda kaynadılar.Ancak bir musibet bin nasihatten iyidir derler.Onlar da şapkalarını önüne koyup savunmayı sertleştirecek sıkı idmanlara ağırlık vereceklerdir.Pabuç pahalı.

Şurası da muhakkak ki,Avrupa kupalarında mücadele eden beş takımımız diğerlerine göre çok daha zor şartlarda yarışıyorlar.Hafta arasında deplasmanlara git, Avrupa'nın zorlu takımları ile mücadele ettikten sonra yol yorgunluğu ile gel ligdeki rakibe fazla hazırlanamadan maça çık.Üstelik Avrupa maçlarında istediğin kadar yabancı ile oyna,ama Türkiyede 3+2 kuralına göre takımı organize et ve yönet.Bu takımlarımızın coachlarının işi diğerlerine göre çok daha zor.Allah kolaylık versin.Özellikle Avrupa kupası maçlarında.

Avrupa kupası maçları demişken;Uleb Cup'ta GS Cafe Crown ilk maçta Fransada berabere kaldığı Asvel'i bence Ayhan Şahenkte devirip yoluna devam edecektir.Bunu başarabilecek her yetiye sahip Arslan.Dee Brown oynaması büyük artı ama oynayamasa da Murat Kaya ve Cüneyt Erdem point guardda sıkıntı yaşatmazlar.Zaten son maçlarda bu pozisyonda herhangibir sıkıntı baş göstermedi.Artı Tufan da iyileşti.Hüseyin sakatlıktan çıktıktan sonra iyice devreye girmeye başladı.Owens ve Gaines iyi oynarlarsa,yeni Amerikalı Johnsen de katkı yaparsa Galatasaray bu maçı alır kanımca.Ancak taraftarların Ayhan Şahenk'i hınca hınç doldurması ve ateşli tezahürat yaparak takımlarını motive etmesi şart.
Beşiktaş,İsrailde 15 sayı ile yenildiği Hapoel Jerusalem takımını Akatlarda 16 sayı ile yenebilecek kapasiteye sahip.Son maçta Darüşşafaka karşısında sanki bu maçın provasını yaptılar.Yani belki de Ergin takımdan Daçka maçında 16 sayının üstünde bir fark istedi.Bunlar usta coaching taktikleridir.Ergin de usta bir coachtur.Sert savunmayı çok iyi yaptırıyor takıma.Bu savunmanın olmazsa olmaz kuralı point guarda baskı işini de son maçlarda büyük aşama gösteren Sinan Güler ile çözmüş.Sinan bana göre milli takımımızda Ömer Onan ve Cenk Akyol'dan sonra 2 numara pozisyonunun Serhat Çetin ile beraber en büyük adayı.Beşiktaş Shumbert ve Apadoca ile dışarıdan,Niceviç,Kaya Peker ve Drobniak ile içeriden rakibine büyük üstünlük sağlayabilir.Tabii iyi konsantre olup son ana kadar maça asılırlarsa.Sinan da köpek savunmasının yanısıra,artık dışarıdan şutları ve penetreleri ile gerçek bir 2 numara gibi tehdit oluşturmaya başladı.Gittikçe aşama kaydediyor. İnşallah aynı Arslan gibi Kartal'da bu turu geçecek ümidindeyim.Yine aynı şartı koşuyorum.Karakartallar Akatlar'ı tıklım tıklım doldurmalı ve meşhur ateşli ve coşkulu tezahüratlarıyla takımlarını motive etmeliler.Motivasyon ve konsantrasyon bir maçın kazanılmasında en önemli iki zihinsel faktördür.
Telekom'un işi Unics Kazan önünde çok ama çok zor.Onlar ya ilk maçta yedikleri 26 sayı farkı kapatmak için ya da bu maçı ne olursa olsun kazanıp, kaybetme alışkanlığından kurtulmak için strateji belirleyeceklerdir.İkincisi daha kolay hedef olacak birincisine göre.Ama bu tür farklı kaybedilen maçların rövanşlarının daha fazla fark ile alındığı çok maç örnekleri de basketbol tarihinde mevcut.Telekom buna inanırsa,Ankara seyircisi de ne olursa olsun tribünleri doldurup maçın sonuna kadar takımlarını desteklerlerse her şey olabilir.
Neticede bu üç takımımız da Beko ligindeki strese artı olarak bir de Uleb Cup'taki stres ile başetmeye çalışacaklar.Dedim ya gerçekten Allah kolaylık versin.Kalbi olan taraftarlar bu maçları izlemesin.Sonradan öğrensin neticeleri.
Bütün takımlarımıza başarılar diliyorum.

Ahmet Dedeoğlu
RİBAUND Programı Editörü
ahmet_dedeoglu57@hotmail.com

14emre14
03-01-2008, 07:24 PM
Hocam tbl 2008 ılında en heycanlı yılını yaşıyor. Tanıdıklara söyliyecem uyarınızı!

magicmert
03-01-2008, 10:40 PM
Teşekkürler..

BüŞrA
03-03-2008, 06:04 PM
yazı için çok teşekkürler :)...

bjk_44
03-04-2008, 08:10 PM
Teşekkürler...