PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Kartal'a selam,Aslan devam!..


Ahmet Dedeoğlu
04-11-2008, 12:20 AM
Bir işin başı,ortası değil neticesi önemlidir.Bir tarafta uzun süre ULEB CUP' ta namağlup tek takım olarak yoluna devam eden,son Hapoel yenilgisinden başka da yenilgi almayan Beşiktaş;diğer tarafta arasıra maç kaybetse de kaybedilen her maçtan dersler çıkarıp neticede hedef maçlarda istediğini elde ederek yoluna devam eden Galatasaray..
Yine, kadrosundaki kilit oyuncuların sakatlıklarının da etkisiyle Türkiye liginde de bir çok maç kaybederken hem zirveden uzaklaşıyor gözüken hem de oynadığı basketbol ile beğenilmeyen bir Galatasaray;diğer taraftan ligde en az yenilgi ile zirvede olan ve de oynadığı basketbol ile hem ligde hem de Uleb Cup'ta favori gösterilen Beşiktaş..

İşte Uleb Cup çeyrek finalindeki Türk derbisinde,bu verilerin ışığında Beşiktaş büyük bir çoğunluk tarafından favori gösteriliyordu.
Ancak,bu seviyede ve de derbi özelliğindeki bir maçta her zaman kazanma şansı yüzde ellidir.O maçta kim daha iyi konsantre olursa,kim daha az hata yaparsa o kazanır.Üstelik,daha az şans verilen Galatasaray'da son zamanlarda gittikçe forma giren ve de Beşiktaş'ın Shumpert silahının en büyük alternatifi görülen 3-4-5 oynayabilen bir Johnsenn faktörü,aslında gerçekten güçlü bir kadroya sahip olan Cimbom'un gücüne güç katıyordu.

Murat Özyer,belki Shumpert 'ın ilk beş başlayacağını ve de 3 numara pozisyonunda oynayacağını düşündüğünden,belki de iki kısa Amerikalı uzununun Beşiktaş'ın Kaya Peker, Niceviç ve de değişken olarak Drobniak'tan oluşan uzun uzunlarının karşısındaki olası bir savunma ve ribaund zaafiyetini gidermek için formda Johnsen'ı ilk defa ilk beşte ve de 3 numara olarak başlattı.Shumbert'ın ilk beş başlamaması olasılığını da hesapladığı maçın başında anlaşılan Murat Özyer,hücumda Johnsen'ı savunan kısa Apodaca'nın mismatch'inden/yanlış eşleşmesinden faydalanarak uzun boyu ve fiziğiyle Johnsen'ı sık sık pota altına indirip post up yaptırarak hem rakibin uzunlarını dışarı çekip ribaund üstünlüğü sağlamış hem de bu mismatch'den yararlanıp pota altından sayılar üretmişti.Güzel bir coaching'di Murat Özyer adına.İnanın ben de bu Johnsen'ın geçen maçlarda bazı periodlarda gösterdiği çok şık hareketleri,savunma ve hücum pozisyon bilgisini gözlemlemiş ve bir patlama bekliyordum.Daha da iyi şeyler yapacak gibi gözüküyor bu adam ilerdeki maçlarda..

Aslında maç, mücadele olarak üst düzeyde olmasına rağmen hücum ve skor olarak kısır bir çekişmeye sahne oldu.
Hücumdaki tıkanıklık iki takımda da had safhadaydı.Ancak iki takım da 'atamıyorsan attırma' felsefesiyle oynayınca savunma ağırlıklı bir maç izledik.Tabii bu arada,maçın başından sonuna kadar skoru hep önde götüren,hatta bir ara 14 sayıya kadar çıkaran Galatasaray'ın bu maça daha hazır olduğunu da gözlemledik.Maçın sonlarında Ergin'in ve Beşiktaş'ın inatçı ve de maçtan hiçbir zaman kopmayan karekteri kendini gösterdi. Beşiktaş'ın Hapoel maçında da gördüğümüz o sabırla,yavaş yavaş farkı kapatıp istenilen skoru yakalama özelliği ile maçın sonlarında iki sayı öne bile geçti.Ancak son topu Murat Özyer akıllı bir taktikle o ana kadar yedide sıfır üçlük atan Cüneyt'e kullandırdı ve Cüneyt attığı bu ilk ve son başarılı üçlükle takımını yarı finale çıkaran adam oldu.Burda coach Murat'ın oyuncusuna ne kadar güvendiğinin ve bu güveninin meyvasını yediğinin de altını çizmek lazım.
Maçtan önce hatta sezon başından beri farklı demeçler veren iki coach'un o demeçleri de incelenesi ve değerlendirelesi gerek.Biri oldukça ve hep iddialı,diğeri de bir o kadar mütevazi,ama sanırım ve hatta tanıdığım kadarıyla eminim içinden iddialı..Sadece büyük konuşmaktan kendine göre sebeplerle bir şekilde kaçınan..Genç coach'lar için iki örnek...Seçim onların..
Biri hayal ettiği,planladığı ve de inandığı hedeflere ulaşacağını bağıra bağıra herkese ilan eden..;diğeri hiç belli etmeden bu hedeflere ulaşmayı kendine tarz seçen..Doğru veya yanlış..Yorumsuz..

Neticede Avrupa'ya ve bütün dünyaya iki güçlü Türk takımının amansız saha çekişmesini ama dışarıdaki tatlı rekabeti izlettiren Galatasaray'a da Beşiktaş'a da teşekkür ediyoruz.
İnşallah Aslanımız Uleb Cup'ı Türkiye'ye getirir ve yer yerinden oynar temennisi ile Kartal'ı Türkiye'yi çok iyi temsil ettiği için selamlıyor,Aslan' a da başarılar diliyoruz..
Tabii bu arada tüm basketbolseverleri,pazar akşamı saat 20.10-21.10 arasında Meltem TV' de canlı yayınlanan RİBAUND programını izlemeye davet ediyoruz..

Ahmet Dedeoğlu
Basketbol Antrenörü
RİBAUND Programı Editörü
ahmet_dedeoglu57@hotmail.com

Orhun_Ene
04-12-2008, 12:55 PM
hocam yazınız çok güzel herşeye değinmişsiniz nerdeyse ama badalonada kaçamaz elimizden onlardan bu maça kadar 1 yenilgiyle geldiler beşiktaşta kaderleride aynı olacak.ben hala şeyi anlayamadım neden bjk favoriydi galatasaray karşısında onu biri açıklasın lider olduğu içinmi 10 da 10 yaptığı içinmi...