Ahmet Dedeoğlu
04-17-2008, 01:09 AM
İnanç, İç Konuşma ve Performans
Yazar Çeviri: Şule Can
Sporcular tarafından yaşanılan en zorlayıcı konulardan biri sıklıkla performanslarını nasıl geliştirecekleri sorusudur. Genellikle yarışlarında benzer fiziksel niteliklere sahip olduklarını ifade ediyorlar fakat aynı zamanda bu nitelikler bu rekabetle yani yarışla ortaya çıkmaktadır. Bu örneklerin çoğunda sporcuların performanslarını yarışlardan ayıran faktör bu yarışı gerçekleştirebilmek için yeteneklerine olan inançta kökleşmektedir. Diğer bir ifadeyle, atletik yetenek ve başarmakta oldukları performans seviyeleri açısından kısıtlı bir inanç ile hareket etmektedirler. Ancak hayatlarında verilen herhangi bir alanda bireyin öz inancı yaşamlarını pozitif, negatif veya durgun şekilde portreleyen bir nihai gerçekliğe karar verebileceği belgelenmiştir.
Öyleyse kişi bu kısıtlı inancı pozitif hale yani performansı geliştirecek bir unsura nasıl dönüştürebilir? Psikologlar ve nörologlar dünya üzerindeki her insanın dakikada 150 veya 300 kelime içeren sürekli bir diyalog ya da kendi kendine konuşma halinde olduğunu iddia etmişlerdir. Bu günde 45.000 veya 51.000 arasında düşünce demektir. Bu monolog hali, iç konuşma genelde zararsız düşüncelerdir ve ‘temizlikçilerin yanında durmam gerekiyor’ türünde günlük aktiviteleri içerir. Tehlike bu içsel diyaloğun negatif hale bürünmesiyle başlar. Örneğin, ‘ben asla onun kadar iyi bir sporcu olamayacağım’, ‘Bu seviyede yarışabilmek için yeterli zihinsel sertliğe sahip değilim.’ Ya da ‘Ben asla bu kadar hızlı olamam.’ gibi. Alışkanlık haline gelen negatif içsel konuşmanın yarattığı bu sürüp giden negatif güçlendirme kendi kendine gerçekleşen kehanetler olarak oluşan kısıtlanmış inançla sonuçlanır.
Pozitif veya negatif inançlar beynimizde nöral patikalarda ya da rahat oluklarda tam anlamıyla kazınır. Duyularımızdan gelen bilgi bu nöral yollarda yorumlanmak üzere beynimizde dolaşır. Bu nedenle, eğer kısıtlı ve verimsiz inancınızı güçlendirici pozitif inanca dönüştürmeyi arzu ediyorsanız, beyinde yaratılan negatif nöral yüklenmeyi yeniden şekillendirmelisiniz.
Bu tam olarak eski yüklenmelerin yapıldığı şekilde yapılır: içsel konuşmayı kullanarak ya da daha spesifik savlarla yapılabilir. Sav yani doğrulama sizin beklediğiniz sonuca öncülük eden pozitif veya negatif bir gerçek ya da inanç ifadesidir. ‘ben’ sözcüğünü takip eden her şey mesela ‘ben doruk performansta olan bir atletim’ ya da ‘ben hızlı ve çeviğim.’ gibi cümleler birer savdır. Bu savların basitliği genellikle onları küçük görmeye neden olur. Oysa bu doğrulamalar yani savlar profesyonel sporcular ve başarılı iş adamları tarafından düzenli olarak kullanılır.
Bu sav sistemini kullanarak kısıtlı bir inancı, verimli bir inanç bütünü haline dönüştürmek en basit olanıdır. Öncelikle hayatınızda sizi tatmin etmeyen alanları belirleyin. İkinci olarak hayatınızda olmasını istediğiniz şeyleri temsil eden savları not edin, onlar yeni, verimli ve pozitif yollar yaratmanız için araç görevini göreceklerdir.
Kendinize olan bu öneriler temel unsurları içeren bir formül olmalı ve beş yaşındaki bir çocuğun bile anlayabileceği basitlikte kısa ve her zaman olumlu yönde olmalıdır. Ayrıca, ifadeleriniz sanki çoktan gerçekleşmiş gibi her zaman şimdiki zamanda olmalıdır. Örneğin, ‘ben güçlü bir sporcuyum.’
Şimdi günlük yeniden programlama sürecine başlamaya hazırsınız:
1)Rahat bir koltukta oturun
2)Gözlerinizi kapatın ve rahatlamak için birkaç dakika öyle kalın.
3)Kendinizi daha derin bir rahatlama seviyesinde hissederek keskin bir fiziksel dünyaya odaklanın ve vücudunuzu serbest bırakın.
4)Kendi doğrulamalarınızı (savlarınızı) sesli şekilde 5 ten 20 defaya kadar tekrarlayın.(zamanınıza ve programladığınız inançlarınıza bağlı olarak sayısı değişebilir.)
Sesli şekilde savlarınızı söylerken düşüncelerinizi beyninizde elektriksel konuşma ağı ile derecelendiriyor, işitsel ve kinestetik duyularınızı dahil ederek beyni daha işlek hale getiriyorsunuz. Bu sürece güvenmeniz ve istenilen sonucu elde etmek için savlarınıza zaman ayırmanız oldukça önemlidir. Endişe ya da bu sav mekanizmasının işleyip işlemediğine dair şüpheleriniz sizi sadece arzunuzu gerçekleştiremeyeceğiniz ya da savlarınızın başarılı olamayacağı kanaatinde olan bir inanca ya da bilinçaltı endişeye sürükler. Sabırlı olun, başarı kapınızda.
Sonuç olarak, unutmayın ki sizin inançlarınız yaşam tecrübelerinizi inşa eder. Başka yollara sapmaz. Savlarınızı kullanarak sizi daha güçlü inançlara sevk eden başarı tecrübeleriyle dolu bir hayat yaratabilir ve inançlarınızı düzenleyebilirsiniz. (Kaynak: Dönüşüm Konağı)
Yazar: Joe Kolezynski
Çeviri: Şule Can
Yazar Çeviri: Şule Can
Sporcular tarafından yaşanılan en zorlayıcı konulardan biri sıklıkla performanslarını nasıl geliştirecekleri sorusudur. Genellikle yarışlarında benzer fiziksel niteliklere sahip olduklarını ifade ediyorlar fakat aynı zamanda bu nitelikler bu rekabetle yani yarışla ortaya çıkmaktadır. Bu örneklerin çoğunda sporcuların performanslarını yarışlardan ayıran faktör bu yarışı gerçekleştirebilmek için yeteneklerine olan inançta kökleşmektedir. Diğer bir ifadeyle, atletik yetenek ve başarmakta oldukları performans seviyeleri açısından kısıtlı bir inanç ile hareket etmektedirler. Ancak hayatlarında verilen herhangi bir alanda bireyin öz inancı yaşamlarını pozitif, negatif veya durgun şekilde portreleyen bir nihai gerçekliğe karar verebileceği belgelenmiştir.
Öyleyse kişi bu kısıtlı inancı pozitif hale yani performansı geliştirecek bir unsura nasıl dönüştürebilir? Psikologlar ve nörologlar dünya üzerindeki her insanın dakikada 150 veya 300 kelime içeren sürekli bir diyalog ya da kendi kendine konuşma halinde olduğunu iddia etmişlerdir. Bu günde 45.000 veya 51.000 arasında düşünce demektir. Bu monolog hali, iç konuşma genelde zararsız düşüncelerdir ve ‘temizlikçilerin yanında durmam gerekiyor’ türünde günlük aktiviteleri içerir. Tehlike bu içsel diyaloğun negatif hale bürünmesiyle başlar. Örneğin, ‘ben asla onun kadar iyi bir sporcu olamayacağım’, ‘Bu seviyede yarışabilmek için yeterli zihinsel sertliğe sahip değilim.’ Ya da ‘Ben asla bu kadar hızlı olamam.’ gibi. Alışkanlık haline gelen negatif içsel konuşmanın yarattığı bu sürüp giden negatif güçlendirme kendi kendine gerçekleşen kehanetler olarak oluşan kısıtlanmış inançla sonuçlanır.
Pozitif veya negatif inançlar beynimizde nöral patikalarda ya da rahat oluklarda tam anlamıyla kazınır. Duyularımızdan gelen bilgi bu nöral yollarda yorumlanmak üzere beynimizde dolaşır. Bu nedenle, eğer kısıtlı ve verimsiz inancınızı güçlendirici pozitif inanca dönüştürmeyi arzu ediyorsanız, beyinde yaratılan negatif nöral yüklenmeyi yeniden şekillendirmelisiniz.
Bu tam olarak eski yüklenmelerin yapıldığı şekilde yapılır: içsel konuşmayı kullanarak ya da daha spesifik savlarla yapılabilir. Sav yani doğrulama sizin beklediğiniz sonuca öncülük eden pozitif veya negatif bir gerçek ya da inanç ifadesidir. ‘ben’ sözcüğünü takip eden her şey mesela ‘ben doruk performansta olan bir atletim’ ya da ‘ben hızlı ve çeviğim.’ gibi cümleler birer savdır. Bu savların basitliği genellikle onları küçük görmeye neden olur. Oysa bu doğrulamalar yani savlar profesyonel sporcular ve başarılı iş adamları tarafından düzenli olarak kullanılır.
Bu sav sistemini kullanarak kısıtlı bir inancı, verimli bir inanç bütünü haline dönüştürmek en basit olanıdır. Öncelikle hayatınızda sizi tatmin etmeyen alanları belirleyin. İkinci olarak hayatınızda olmasını istediğiniz şeyleri temsil eden savları not edin, onlar yeni, verimli ve pozitif yollar yaratmanız için araç görevini göreceklerdir.
Kendinize olan bu öneriler temel unsurları içeren bir formül olmalı ve beş yaşındaki bir çocuğun bile anlayabileceği basitlikte kısa ve her zaman olumlu yönde olmalıdır. Ayrıca, ifadeleriniz sanki çoktan gerçekleşmiş gibi her zaman şimdiki zamanda olmalıdır. Örneğin, ‘ben güçlü bir sporcuyum.’
Şimdi günlük yeniden programlama sürecine başlamaya hazırsınız:
1)Rahat bir koltukta oturun
2)Gözlerinizi kapatın ve rahatlamak için birkaç dakika öyle kalın.
3)Kendinizi daha derin bir rahatlama seviyesinde hissederek keskin bir fiziksel dünyaya odaklanın ve vücudunuzu serbest bırakın.
4)Kendi doğrulamalarınızı (savlarınızı) sesli şekilde 5 ten 20 defaya kadar tekrarlayın.(zamanınıza ve programladığınız inançlarınıza bağlı olarak sayısı değişebilir.)
Sesli şekilde savlarınızı söylerken düşüncelerinizi beyninizde elektriksel konuşma ağı ile derecelendiriyor, işitsel ve kinestetik duyularınızı dahil ederek beyni daha işlek hale getiriyorsunuz. Bu sürece güvenmeniz ve istenilen sonucu elde etmek için savlarınıza zaman ayırmanız oldukça önemlidir. Endişe ya da bu sav mekanizmasının işleyip işlemediğine dair şüpheleriniz sizi sadece arzunuzu gerçekleştiremeyeceğiniz ya da savlarınızın başarılı olamayacağı kanaatinde olan bir inanca ya da bilinçaltı endişeye sürükler. Sabırlı olun, başarı kapınızda.
Sonuç olarak, unutmayın ki sizin inançlarınız yaşam tecrübelerinizi inşa eder. Başka yollara sapmaz. Savlarınızı kullanarak sizi daha güçlü inançlara sevk eden başarı tecrübeleriyle dolu bir hayat yaratabilir ve inançlarınızı düzenleyebilirsiniz. (Kaynak: Dönüşüm Konağı)
Yazar: Joe Kolezynski
Çeviri: Şule Can