PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Sporcularda başarı kaygısı


Ahmet Dedeoğlu
04-17-2008, 01:14 AM
Sporcularda Başarı Kaygısı
Yazar Çeviri: Şule Can

Literatürdeki birçok uğraş kaygı ve performans arasındaki ilişkiye bilişsel-davranışsal açıdan yaklaşmaktadır. Bilindiği gibi, spor psikolojisinde en popüler kavramsal paradigma bilişsel davranışsal olanıdır. Seminerlerde kullanılan metinler ağırlıklı olarak davranışsal ve deneysel modelleri baz alarak hazırlanmaktadır. Standart spor psikolojisi aralıkları rahatlama eğitimleri, derin nefes alma, canlandırma, hayal etme, zihinsel alıştırmalar, iç konuşma ve hedef belirlemeyi içerir. Spor psikolojisi akademik düzeyde geleneksel olarak davranışsal yönelim içinde kökleşmiştir. Ancak, kişi tam zamanlı şekilde spor psikolojisi çalışırsa bilişsel-davranışsal tekniklerin bizi belli bir seviyeye kadar getireceği ortaya çıkar. Bu metodlar atletlerde dayanıklılık, utanma, suçluluk ve çekinme gibi çok daha küçük detay etkileri açıklamakta yetersiz kalmaktadır.

Kaygı belirtileri bilinçsiz karmaşalarla ilgili olduğundan psikoanalitik düşüncelerdir. Sporda hem yarışma motivasyonu hem de kazanma çelişkileri çoğunlukla bilinçdışı olduğundan bilişsel-davranışsal boyutların bu alana katkısı oldukça kısıtlıdır. Çok nadir bulunan psikoanalitik makalelerden biri yaklaşık 15 yıl önce Dan Dervin tarafından yazıldı. Dan Dervin atlet dünyasına psikoanalitik düşünmeyi getirmiştir. Genel kaygı bozukluklarının belirtileri şöyledir: kas gevşekliği, titreme, dinlenememe durumu, bitkinlik, nefes darlığı, terleme, mide bulantısı ve kusma, baş dönmesi, şaşkınlık hali, uykusuzluk ve sinir hali. Bu yaygın kaygı bozuklukları, basit fobiler ve obsesiflik, travmatik stres bozuklukları atletler arasında olduğu gibi toplu içinde de yaygındır.

Bu belirtiler bir çok atlete tanıdıktır. Oyunlardan önce uykusuzluk, kusma, sinirlilik ve rahatsızlık hissi alışılmadık şikayetler değildir. Spor esnasında ve öncesinde kaygının yoğunluğu o kadar etkili, hızlıdır ki kişi o kaygılı atletlere oldukça çabuk bir müdahalede bulunmak için mecburiyet hisseder. Panik halindeki sporculara çabuk bir çözüm sunabilme ihtiyacı o kadar baskındır ki davranışsal teknikler etkisiz olmalarına rağmen zorunlu olarak kullanılır. Psikologlara göre uzun süreli ya da tam zamanlı çalışan sporcular için bu teknikler artık onarıcı olmaktan uzak olmakta ve yalnızca kısa vadede fayda sağlamaktadır. (Kaynak: Dönüşüm Konağı)

Yazar: Tom Ferraro
Çeviri: Şule Can