Red_Auerbach
06-09-2007, 01:25 AM
Anadili Öğretimi
Görünüm
Falih Rıfkı Atay bir yazısında şöyle diyor:
“Biz yazıcılar bir hayli mektup alırız. Gazeteleri ve dergileri de gözden geçirmek zorundayız. Çok defa kendi kendime soruyorum: ‘ Acaba niçin düşündüğümüzü ve duyduğumuzu, yazı ile, derli toplu anlatamıyoruz?’
Bunun yeni bir şey olduğunu sanmayınız. Osmanlıca devrinde de böyle idi. O vakit konuşma diline geçmeyen kelimelerin manalarını da birbirine karıştırdığımız için üstelik gülünç de olurduk. ‘Düşündüğünü ve duyduğunu karşısındakine derli toplu anlatabilmek’ ne bir meslek ne bir sanattır. Bu., ortaöğretimden geçen her vatandaşın yapması gereken ve yapabileceği şeydir. Hikâye yazmak bir sanattır; fakat dün akşam başından geçeni anlatabilmek bir sanat değildir.”
Bu saptayışın üzerinden otuz yılı aşkın bir süre geçmiştir. Buna karşın, değinilen sorunun çözümlendiğini, görünümün değiştiğini söyleyemeyiz. İlköğretim, ortaöğretim bir yana, yükseköğretimden geçen gençlerimizin büyük çoğunluğu da düşündüklerini, duyduklarını, tasarladıklarını derli toplu bir biçimde dile getiremiyorlar. Anadillerini doğru ve yanlışsız kullanamıyorlar. Ana ve babaların, öğretmenlerin gazetelere, dergilere yansıyan yakınmaları; bu konu üzerinde yapılan araştırmalar bunu doğruluyor. Tam tümce kuramayan, sözcüklerin anlamlarını birbirine karıştıran, anlatmak istediğine uygun sözcük seçemeyen gençlerin, çocukların acıklı durumuna televizyonda, radyoda da tanık oluyoruz zaman zaman. Yaşadıkları somut bir olay, olgu ya da durum üzerine, düşünceleri, izlenimleri sorulanların nasıl kekelediklerini, yokuşa doğru çekişten düşmüş bir araba gibi nasıl teklediklerini görmüyor muyuz? Bunun gibi noktayı, virgülü tanımayan, sözcüklerin yazımını umursamayan, öğrenimli kişilerin elinden çıkmış yazılar karşısında tana kalmıyor muyuz?
…
Emin Özdemir
Red_Auerbach
06-09-2007, 01:32 AM
Arkadaşlar bu yazıyı buraya koymamın sebebi, forumdaki birçok mesajın ,bırakın iyi Türkçe ile yazılmış olmasını, okunmasının neredeyse imkansız olmasıdır. Yani bazı mesajlar görüyorum aman Allah'ım :| O mesajları okumaya çalışırken kendimi Mısır hiyerogliflerini çözmeye çalışan arkeologlar gibi hissediyorum. Lütfen mesajlarımızda elimizden geldiği kadarıyla okunaklı cümleler kurmaya özen gösterelim. Bakın tamamen uyun demiyorum bu zaten imkansız bir istek olur. Elinizden geldiğince...
rafhael
06-09-2007, 10:22 AM
çok doğru bi karar bu ,gerçekten haklısın red_ .dikkat ettim bende de alışkanlık olmuş artık,bu yazım kurallarına senin için uyacağım ;) güzel ve doğru bir paylaşım yapmışsın teşekkürler :)
Cihan Türe
06-09-2007, 12:37 PM
Açıkçası aynı uyarıyı ben yapacaktım ama bir anda çok fazla şey istiyormuş gibi görünmek istememiştim, sağolsun Red gerekli hassasiyeti göstermiş. Bazı mesajların okunup okunmaması bir kenara, türkçenin kullanımı bir kültür olayıdır.
Kendi kültürümüze sahip çıkmak adına, en azından "nie? ii , olm , yapiom, ediom, eywah, kullanmk" vs türü bir sürü gereksiz kısaltma ve harf değişikliklerine ben de katlanamıyorum. Bu tip kısaltmalar sms mesajlarında bir nebze kabul edilebilir çünkü harf kısıtlaması var ancak tüm gün foruma giren bir adamın, 5 saniye kazanma uğruna türkçeyi katletmesine gerek yok diye düşünüyorum.
Elbette ki tüm yazım kuralları, sözcüklerin tam hallerini bilmek biraz da tecrübe ve yaş ile geliyor ancak en azından kısaltmalara biraz daha dikkat edebiliriz.
yasin
06-09-2007, 01:17 PM
evet red çok güzel bir konu açmışsın bende artık chat dilinden yazmaya başladım ama artık güzzel türkçe dil kurallarına dikkat ederek yazıcam
kesınlıkle super bır konu acmısn bende uymaya calıosrum ama hep alıskanlık yuzunden yapamıorum
McGokhan
06-09-2007, 07:39 PM
Süper Bir Konu Hocam.. Türkçe'mizi Katletmiyelim..Sonuna Kadar Destekliyoruz Hocam..;);)
vedat
06-09-2007, 07:40 PM
Evet arkadaşlar "forum"u "msn"le karıştırmayalım lütfen...
red e katkı olsun :D
alıntıdır..
Konumuz Türkçe’nin Turkcheleşmesi. Bu konuda bir çok yerde rastladığımız şeylerin başında bazı Türkçe karakterlerin değişmesi geliyor. Örneğin güzel Türkçe’mizde bulunan “k” harfinin “q”ya dönüşüvermesi, “ş” harfinin “sh”, “ç” harfinin ise “ch”ye dönüşmesi gibi. Ya da bazı kelimelerdeki “i” harflerinin “y” şeklinde yazılması. “ğ”lerin yazılmaması, “c”lerin zaman zaman j olması. Yada Türkçe karakterlerin İngilizce karakter şeklinde yazılması. Örneğin; “benim” kelimesinin benym’e “canım” kelimesinin “jnm”a dönüşmesi. Ne kadar gerçekçi veya doğal görünüyor bilemem ama herhangi bir kolaylık yüzünden bu yolu seçmediğimiz kesin. Örneğin yazı esnasında “ç” yerine “ch” yazmamız hem kelimeyi uzatır hem yazıyı okuyan için akıcılığı kaybettirir. Yazıyı okumamız zorlaşır. Yani sebep belli bence. Özentilik. Bence bunu başka bir şeyle açıklayamayız.
Çok rastladığımız bir şey de kelimelerin kısaltılması. Yine örnek vermem gerekirse; “yapmadım” kelimesinin “yapmadm” olması. Yukarıdaki yazdıklarımla bunu aynı anda yapan arkadaşlarımız acaba kendileriyle çelişmiyor mu? Yani bir yandan yazıyı kısaltma derdinde olup da bir yandan da uzatanlar?
Bir de şu var ki güzel Türçe’mizde bulunan kelimeleri İngilizce yazma merakımız. Örneğin “tamam” yerine “ok”, “sahil” yerine “beach”, “ikili” yerine “duo”, üçlü yerine “trio”, “foto” yerine “photo”, “şov” yerine “show”, “radyo” yerine “radio” denmesi. Bunlar sadece ilk anda aklıma gelen birkaç örnek. Giderek dilimiz yabancılaşıyor ve çoğumuzda “bu yeni dili” anlamakta zorlanıyoruz. Bu dilin yabancılaşması konusunda ise TDK’ya düşen iş büyük. TDK’nın kelimeleri Türkçe’ye çevirme konusundaki başarılarını (!) hepimiz biliyoruz. Örneğin “otobüs” kelimesini Türkçe’ye çevirmeye çalışan TDK yetkilileri bu kelimeyi Türkçe’mize “çok bindirgeçli götürgeç” olarak çevirdi. Peki kim alıştığı otobüs demeyi bırakıp bu uzun kelime öbeğini yani çok bindirgeçli götürgeç diyecek? Peki TDK’nın yaptığı iyi çeviriler de yok mu? Dilimizde kullanılan çeviriler elbet var. Örneğin computer’in dilimize bilgisayar olarak geçmesi, fax’ın belgegeçer olarak geçmesi gibi rağbet gören ve yadırganmayan çevirileri de yok değil. Bu iki örnekte de dikkat edilecek tek nokta var. O da bu çevirilerin gecikmeli yapılamış olmaları. Örneğin yıllardır kullandığımız ve dilimizin alıştığı kelimeleri değiştirmek yerine Bilgisayar gibi, fax gibi kullanımı yeni yeni yaygınlaşan nesnelerin çevrilmesi. Yani çevirilerin geç yapılmaması. Henüz insanlar alışmamışken yeniye alıştırmak çok daha kolaydır çünkü.
Türkçeyi korumadaki görevlerden biri de bize ait. Biz eğer Türkçe’mizi doğru kullanır ve Türkçe yerine Turkche kullanmak isteyenleri uyarırsak Türkçe’nin gideceği noktayı daha doğru bir nokta yapma adına doğru adımlar atmış ve Türkçe’mizi kurtarma adına kendi görevimizi yapmış olacağız. Yoksa gittiğimiz yol yol değil. Ya da gittgmz yol yol deil mi demeliydim? Bu yazının üstüne gidebilecek türden bir yazıyla baş başa bırakıyorum sizi. Hadi bakalım bol Türkçe’li günler…
ARIYORUM - Yusuf YANÇ
Karamanoğlu Mehmet Bey'i arıyorum
Göreniniz, bileniniz, duyanınız var mı?
Bir ferman yayınlamıştı;
'Bu günden sonra, divanda, dergahta, bargahta, mecliste,
meydanda Türkçe'den başka dil konuşulmaya' diye,
Hatırlayanınız var mı?
Dolanın yurdun dört bir yanını,
Çarşıyı, pazarı, köyü, şehiri,
Fermana uyanınız var mı?
Nutkum tutuldu, şaşırdım, merak ettim,
Dolandığınız yerlerdeki Türkçe olmayan isimlere,
Gördüklerine, duyduklarına üzüleniniz var mı?
Tanıtımın demo, sunucunun spiker,
Gösteri adamının showmen, radyo sunucusunun diskjokey,
Hanım ağanın first lady olduğuna şaşıranınız var mı?
Dükkanın store, bakkalın market, torbasının poşet,
Mağazanın süper, hiper, gros market,
Ucuzluğun damping olduğuna kananınız var mı?
İlan tahtasının bilboard, sayı tabelasının skorboard,
Bilgi alışının brifing, bildirgenin deklarasyon,
Merakın, uğraşın hobby olduğuna güleniniz var mı?
Bırakın eli, özün bile seyrek uğradığı,
Beldelerin girişinde welcome,
Çıkışında goodbye okuyanınız var mı?
Korumanın, muhafızın body guard,
Sanat ve meslek pirlerinin duayen,
İtibarın, saygınlığın prestij olduğunu bileniniz var mı?
Sekinin, alanın platform, merkezin center,
Büyüğün mega, küçüğün mikro, sonun final,
Özlemin, hasretin nostalji olduğunu öğreneniniz var mı?
İş hanımızı plaza, bedestenimizi galeria,
Sergi yerlerimizi center room, show room,
Büyük şehirlerimizi mega kent diye gezeniniz var mı?
Yol üstü lokantamızın fast food,
Yemek çeşitlerimizin menü,
Hesabını adisyon diye ödeyeniniz var mı?
İki katlı evinizi dubleks, üç katlı komşu evini tripleks,
Köşklerimizi villa, eşiğimizi antre,
Bahçe çiçeklerini flora diye koklayanınız var mı?
Sevimlinin sempatik, sevimsizin antipatik,
Vurguncunun spekülatör, eşkiyanın mafya,
Desteğe, bilemediniz koltuk çıkmaya sponsorluk diyeniniz var mı?
Mesireyi, kır gezisini picnic,
Bilgisayarı computer, hava yastığını air bag,
Eh pek olasıcalar, oluru, pekalayı okey diye konuşanınız var mı?
Çarpıcı, önemli haberler flash haber,
Yaşa, varol sevinçleri oley oley,
Yıldızları star diye seyredeniniz var mı?
Vırvırık dağının tepesindeki köyde,
Cafe shop levhasının altında,
Acının da acısı kahve içeniniz var mı?
Toprağımızı, bayrağımızı, inancımızı çaldırmayalım derken,
Dilimizin çalındığını, talan edildiğini,
Özün el diline özendiğine içiniz yananınız var mı?
Masallarımızı, tekerlemelerimizi, atasözlerimizi unuttuk,
Şarkılarımızı, türkülerimizi, ninnilerimizi kaybettik,
Türkçemiz elden gidiyor, dizini döveniniz var mı?
Karamanoğlu Mehmet Bey'i arıyorum,
Göreniniz, bileniniz, duyanınız var mı?
Bir ferman yayınlamıştı...
Hayal meyal hatırlayıp da, sahip çıkanınız var mı?
--------------------------------------------------------------------------------
Red_Auerbach
06-11-2007, 11:22 PM
Valla Kaan katkı da ne katkı hem de olağan üstü bir yazı. Ellerine, parmaklarına, aklına sağlık. Bir kerede okudum. Şiir de harika bir şiir. Her mısrasında ürperdim ve duygulandım. Çok Teşekkürler...
yasin
06-11-2007, 11:30 PM
evet kaan bu attığın mesajdaki harflerin değişimi enelde mesenger sisteminde oluyor güzel bir eklenti olmuş redin yazdığına
yasin
06-11-2007, 11:33 PM
BENDE KAANIN MESAJINA BİR EKLEMEDİ BULUNAYIM
Mustafa Kemal ATATÜRK
" Ülkesini, Yüksek istiklalini korumasını bilen Türk milleti dilini de yabancı diller boyunduruğundan kurtarmalıdır."
İsmet İNÖNÜ -1941'deki Dil Bayramında-
"Eğer Türkler bilimin her dalında yabancı diller için çalıştıkları kadar, kendi öz dilleri için emek çekselerdi, Türk dili çok zamandan beri eksikliklerinden tümüyle kurtulmuş ve uygarlık dünyasının örnek bir dili olmuş olurdu."
ersan ilyasova
06-16-2007, 02:23 PM
evet bende baya bir hızlı yazıyorum ve karışıyor ancak şöyle bi okuyorum sonra öyle gönderiyorum bundan sonra daha dikkat ediceğim
vBulletin v3.7.0, Copyright ©2000-2008, Jelsoft Enterprises Ltd.