Ahmet Dedeoğlu
05-02-2008, 04:53 AM
POINT GUARD (27 Kasım 2006 Pazartesi)
İstatistik.....Şu yaşadığımız devirde, hangi konuyu kontrol etmiyor ki ? Oyuncular, hangi hareketlerin yüzdesi yüksek olduğunu bilse, oynanacak oyun kalitesini bir düşünün. Basın, oyun, antrenör,oyuncu eleştirileri istatistik değerlere göre yapsa, kalite için iyi bir motivasyon olmaz mı ?
Oyun planını antrenör yapmıştır.Tabii ki istatistik veriler ışığında. Ama oyun başladığında kontrol point guarda geçer. Çünkü top ondadır. 20 dakika hücum oynuyorsak, top aşağı yukarı, 15-16 dakika guardda kalır. Diğer bütün oyuncuların kullandığından fazla PAS yapar. Onların dribling toplamının 10 katından fazla dribl yapar.
Karşı takımın büyük yüzdeli hücumunu önleme görevi de onundur. Yakın şut imkanı vermeyecek. Rakip takım guardını “orta kanaldan “ yan kanallara atacak. O çok iyi bilir ki çok pas yapmak, kötü oyunun başlangıcıdır. Top kaptırılabilir. Karşı takımı pas yapmaya zorlar. Hücum sahasına çok çabuk geçmeli. Savunma organize olmadan gidip atmak lazım. Organize savunmaya karşı yüzde çok düşüyor.Lay-up bulamadığında, stop jump shot kullanmalı.Yüzdesi, takımın maç yüzdesinden bir hayli yüksek olmalı.
SET oyununda ise, sahanın en hakim yerinde kalabilmeli. (Çemberden 7-7.5 m mesafede ve orta alanda) Savunma risk etmeden onu bu stratejik bölgeden çıkaramamalı. O böyle bir cüret bekliyor ve derhal cezalandırır. Muhtelif footwork ve dribl tekniğiyle adamını geçip, yakın mesafe şutu bulur. Çember altında oynayan bir savunma oyuncusu yardıma durdurmaya yeltenirse, asist ile garantili atışı yapacak oyuncuyu bulur. Topu hep, Dribling halinde tutar ve hep 3 sayı aramaktadır.
Penetre değil. Yana yapılan dribl, yeni pas imkanları yaratır. “ Açılar “ Sahadaki bütün oyuncuları (4 hücum, 5 savunma) kontrol eder. İlk müsait anda skor bölgesindeki arkadaşına PAS verir. Sayıdan sonra, derhal kendi sahasına bakar. Karşı takımın ileri ilk koşan oyuncusunu o durduracak. Topu guard getiriyorsa stratejik savunmaya geçer. Onu yan kanallarda tutacak kadar dribl savunması mükemmeldir.
Herkesten çok koşar, daha çok atış yapar, en yorucu savunmayı dribl o yapar. Kuvvetlidir ve dayanıklıdır. O yorulmaz. Kimin guardı iyi ise, o takım zafere daha yakındır.
Kaynak : [Only Registered Users Can See Links] ([Only Registered Users Can See Links])
İstatistik.....Şu yaşadığımız devirde, hangi konuyu kontrol etmiyor ki ? Oyuncular, hangi hareketlerin yüzdesi yüksek olduğunu bilse, oynanacak oyun kalitesini bir düşünün. Basın, oyun, antrenör,oyuncu eleştirileri istatistik değerlere göre yapsa, kalite için iyi bir motivasyon olmaz mı ?
Oyun planını antrenör yapmıştır.Tabii ki istatistik veriler ışığında. Ama oyun başladığında kontrol point guarda geçer. Çünkü top ondadır. 20 dakika hücum oynuyorsak, top aşağı yukarı, 15-16 dakika guardda kalır. Diğer bütün oyuncuların kullandığından fazla PAS yapar. Onların dribling toplamının 10 katından fazla dribl yapar.
Karşı takımın büyük yüzdeli hücumunu önleme görevi de onundur. Yakın şut imkanı vermeyecek. Rakip takım guardını “orta kanaldan “ yan kanallara atacak. O çok iyi bilir ki çok pas yapmak, kötü oyunun başlangıcıdır. Top kaptırılabilir. Karşı takımı pas yapmaya zorlar. Hücum sahasına çok çabuk geçmeli. Savunma organize olmadan gidip atmak lazım. Organize savunmaya karşı yüzde çok düşüyor.Lay-up bulamadığında, stop jump shot kullanmalı.Yüzdesi, takımın maç yüzdesinden bir hayli yüksek olmalı.
SET oyununda ise, sahanın en hakim yerinde kalabilmeli. (Çemberden 7-7.5 m mesafede ve orta alanda) Savunma risk etmeden onu bu stratejik bölgeden çıkaramamalı. O böyle bir cüret bekliyor ve derhal cezalandırır. Muhtelif footwork ve dribl tekniğiyle adamını geçip, yakın mesafe şutu bulur. Çember altında oynayan bir savunma oyuncusu yardıma durdurmaya yeltenirse, asist ile garantili atışı yapacak oyuncuyu bulur. Topu hep, Dribling halinde tutar ve hep 3 sayı aramaktadır.
Penetre değil. Yana yapılan dribl, yeni pas imkanları yaratır. “ Açılar “ Sahadaki bütün oyuncuları (4 hücum, 5 savunma) kontrol eder. İlk müsait anda skor bölgesindeki arkadaşına PAS verir. Sayıdan sonra, derhal kendi sahasına bakar. Karşı takımın ileri ilk koşan oyuncusunu o durduracak. Topu guard getiriyorsa stratejik savunmaya geçer. Onu yan kanallarda tutacak kadar dribl savunması mükemmeldir.
Herkesten çok koşar, daha çok atış yapar, en yorucu savunmayı dribl o yapar. Kuvvetlidir ve dayanıklıdır. O yorulmaz. Kimin guardı iyi ise, o takım zafere daha yakındır.
Kaynak : [Only Registered Users Can See Links] ([Only Registered Users Can See Links])