Ahmet Dedeoğlu
05-05-2008, 11:15 PM
Bu yazı o kadar hoşuma gitti ki;Hakem hocası bölümünün yanısıra bu bölüme de koyma ihtiyacı hissettim.Bir yerde gözden kaçarsa ötekinde okunsun diye..:)
Tarihe şahitlik etmek!
[Only Registered Users Can See Links] TARİHE ŞAHİTLİK ETMEK[Only Registered Users Can See Links] Bundan 5 yıl önce İzmir Büyükşehir Belediyesi Spor Kulübü Andre Vergauwen Kupasında final oynamış, Ferit’in elinden kaçırdığı bir rebound sonrası yenilen bir basketle Avrupa Şampiyonluğu kaçmıştı. Dün saat 16:00 sıralarında ise aynı Ferit Avrupa Şampiyonlar Kupasını kazanan takımın oyuncusu olarak, şampiyonluk anısına Madrid San Agustin Koleji Spor Salonun çemberinin filesini kesiyordu ve tüm Galatasaraylı oyuncular hep bir ağızdan zafer türküleri söylüyordu. Onlar bu sevinci yaşarken tarihe şahitlik etmek inanın çok özel bir duyguydu. Keşke sizler de orada olabilseydiniz. Ben bir ara maça kendimi öyle kaptırmışım ki, hakemler yerin ıslanması sonucu oyunu durdurduklarında heyecandan ne yaptığımı bilmez bir şekilde elime havluyu alıp paspasçılık bile yaptım.
Daha 7 yıl öncesinde bizler Avrupa’ya gittiğimizde “sizin takımlarınız Avrupa Kupalarına katılmıyor bu yüzden uluslar arası hakeminizin olmasına gerek yok” diyenler, bize zoraki selam verenler, dün salondaki az sayıda bulunan Türk’ün, Galatasaraylı oyuncuların ve bizlerin sevincine, coşkusuna gıptayla baktılar. Bugün bir takımımız kendi ülke liglerinde ikinci olan takımların katıldığı AVC’ta final, bir takımımız kendi liglerinde üçüncü olan takımların katıldığı WBC’ta final, bir takımımızda kendi ülkelerinde şampiyon olan takımların katıldığı CC’ı müzesine götürüyor. Ve bunların hepsi 7 yıl gibi kısa zamanda yapılıyor. Bu başarının kaynağı Türklerin sporun her alanında azimli, istekli ve yetenekli olmasında yatıyor. Eğer bunu iyi bir yönetim ve finansla desteklersek sonuçta başarı geliyor. Şu anki en büyük eksiğimiz pazarlama ve halkla ilişkiler. (moda deyimiyle marketing ve PR). GS, UEFA ve Süper Kupa şampiyonluğunu da paraya çevirememişti hatırlarsanız. Madrid’de de ne bir Türk gazeteci, ne de GS TV vardı. Bu takımın Avrupa Şampiyonu olma ihtimali çok büyük ama buna rağmen bu nasıl gözden kaçar anlamak mümkün değil. Maalesef ülkemizde spor medyası yok. Futbol medyası var. Bu anlayışla Olimpiyat Oyunlarının bize verilmesi mümkün değil. Sporun sadece futboldan ibaret olmadığı, diğer sporların da var olduğu ve toplumda geniş bir spor kültürü oluşturulması gerekiyor.
Turnuvayla ilgili tahminlerimin çoğu çıkarken, Fransız Meaux takımı turnuvanın sürprizini yaparak İtalyan St Lucia takımını saf dışı bıraktı. Hatta yarı finalde maçın son 3 dakikasına kadar GS’ı zorladı. Galatasaray final maçında yabancı yıldızlarının performansıyla maçı kazandı görünse de özellikle düşük puanlı Selim ve İsmail’ın savunmadaki gayretleriyle baştan sona başa baş geçen karşılaşmayı 61-53 kazanarak Türk Tekerlekli Sandalye Basketbolu tarihinin en önemli başarısını kazandı. Ben de 3.4. maçını yönettim ve oldukça çekişmeli ve güzel geçen bir maçın ardından İtalyan Dream Team takımı Meaux takımını 83-76 yenerek üçüncülüğe ulaştı.
Sonuç olarak 2,5 gün içerisinde 5 maçta kazanılan Avrupa Şampiyonluğu Türk tekerlekli sandalye basketbolu için yeni bir başlangıç olacaktır. Artık çıta en yükseğe çıkmıştır. Diğer kulüplerimiz de Galatasaray’ın başarısına ulaşmak isteyecek, GS ise bu unvanını korumaya çalışacaktır. Bu başarı sponsorları branşımıza yöneltecek belki de diğer takımlarımız da yabancı oyuncu transferine yönelecek ve ligimizin kalitesi artacaktır. Umarım GS aynı başarıyı önümüzdeki sene organizasyonu Türkiye’ye getirerek bir de kendi evinde taraftarıyla doya doya yaşar.
Utku ERTANFIBA/IWBF Hakemi
Kaynak : [Only Registered Users Can See Links] ([Only Registered Users Can See Links])
Tarihe şahitlik etmek!
[Only Registered Users Can See Links] TARİHE ŞAHİTLİK ETMEK[Only Registered Users Can See Links] Bundan 5 yıl önce İzmir Büyükşehir Belediyesi Spor Kulübü Andre Vergauwen Kupasında final oynamış, Ferit’in elinden kaçırdığı bir rebound sonrası yenilen bir basketle Avrupa Şampiyonluğu kaçmıştı. Dün saat 16:00 sıralarında ise aynı Ferit Avrupa Şampiyonlar Kupasını kazanan takımın oyuncusu olarak, şampiyonluk anısına Madrid San Agustin Koleji Spor Salonun çemberinin filesini kesiyordu ve tüm Galatasaraylı oyuncular hep bir ağızdan zafer türküleri söylüyordu. Onlar bu sevinci yaşarken tarihe şahitlik etmek inanın çok özel bir duyguydu. Keşke sizler de orada olabilseydiniz. Ben bir ara maça kendimi öyle kaptırmışım ki, hakemler yerin ıslanması sonucu oyunu durdurduklarında heyecandan ne yaptığımı bilmez bir şekilde elime havluyu alıp paspasçılık bile yaptım.
Daha 7 yıl öncesinde bizler Avrupa’ya gittiğimizde “sizin takımlarınız Avrupa Kupalarına katılmıyor bu yüzden uluslar arası hakeminizin olmasına gerek yok” diyenler, bize zoraki selam verenler, dün salondaki az sayıda bulunan Türk’ün, Galatasaraylı oyuncuların ve bizlerin sevincine, coşkusuna gıptayla baktılar. Bugün bir takımımız kendi ülke liglerinde ikinci olan takımların katıldığı AVC’ta final, bir takımımız kendi liglerinde üçüncü olan takımların katıldığı WBC’ta final, bir takımımızda kendi ülkelerinde şampiyon olan takımların katıldığı CC’ı müzesine götürüyor. Ve bunların hepsi 7 yıl gibi kısa zamanda yapılıyor. Bu başarının kaynağı Türklerin sporun her alanında azimli, istekli ve yetenekli olmasında yatıyor. Eğer bunu iyi bir yönetim ve finansla desteklersek sonuçta başarı geliyor. Şu anki en büyük eksiğimiz pazarlama ve halkla ilişkiler. (moda deyimiyle marketing ve PR). GS, UEFA ve Süper Kupa şampiyonluğunu da paraya çevirememişti hatırlarsanız. Madrid’de de ne bir Türk gazeteci, ne de GS TV vardı. Bu takımın Avrupa Şampiyonu olma ihtimali çok büyük ama buna rağmen bu nasıl gözden kaçar anlamak mümkün değil. Maalesef ülkemizde spor medyası yok. Futbol medyası var. Bu anlayışla Olimpiyat Oyunlarının bize verilmesi mümkün değil. Sporun sadece futboldan ibaret olmadığı, diğer sporların da var olduğu ve toplumda geniş bir spor kültürü oluşturulması gerekiyor.
Turnuvayla ilgili tahminlerimin çoğu çıkarken, Fransız Meaux takımı turnuvanın sürprizini yaparak İtalyan St Lucia takımını saf dışı bıraktı. Hatta yarı finalde maçın son 3 dakikasına kadar GS’ı zorladı. Galatasaray final maçında yabancı yıldızlarının performansıyla maçı kazandı görünse de özellikle düşük puanlı Selim ve İsmail’ın savunmadaki gayretleriyle baştan sona başa baş geçen karşılaşmayı 61-53 kazanarak Türk Tekerlekli Sandalye Basketbolu tarihinin en önemli başarısını kazandı. Ben de 3.4. maçını yönettim ve oldukça çekişmeli ve güzel geçen bir maçın ardından İtalyan Dream Team takımı Meaux takımını 83-76 yenerek üçüncülüğe ulaştı.
Sonuç olarak 2,5 gün içerisinde 5 maçta kazanılan Avrupa Şampiyonluğu Türk tekerlekli sandalye basketbolu için yeni bir başlangıç olacaktır. Artık çıta en yükseğe çıkmıştır. Diğer kulüplerimiz de Galatasaray’ın başarısına ulaşmak isteyecek, GS ise bu unvanını korumaya çalışacaktır. Bu başarı sponsorları branşımıza yöneltecek belki de diğer takımlarımız da yabancı oyuncu transferine yönelecek ve ligimizin kalitesi artacaktır. Umarım GS aynı başarıyı önümüzdeki sene organizasyonu Türkiye’ye getirerek bir de kendi evinde taraftarıyla doya doya yaşar.
Utku ERTANFIBA/IWBF Hakemi
Kaynak : [Only Registered Users Can See Links] ([Only Registered Users Can See Links])