PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Mucize ve Fatih Terim!..


Ahmet Dedeoğlu
06-26-2008, 05:08 PM
Türk Milli Futbol takımımız Avrupa şampiyonasında tarih yazdı!..Yarı finale kadar geldi.Yarı finalde, gelmiş geçmiş en iyi futbolunu oynamasına rağmen Almanya'ya 3-2 yenilip Avrupa 3.sü oldu.Milli takımımızla gurur duyuyoruz.
Şimdi bu sansasyonel başarımızın ardından bu şampiyona boyunca gelişen olaylara şöyle bir göz atalım..
Türkiye'nin Çek'lerle oynadığı ve 3-2 kazandığımız maç unutulmazlar arasına girdi.UEFA'nın resmi açıklamasına göre,bu maç son 50 yılın en iyi maçı seçildi.
Türkiye,2-1 kazandığı İsviçre maçında,3-2 kazandığı Çek maçında,normal süresi ve uzatma periodu 1-1 biten ve penaltılarla kazandığımız Hırvatistan maçında son dakikalarda golleri attı.Bu ;Türklerin inancını,kazanma arzusunu,kararlılığını gösterirken bu maçlarla ortaya çıkan bize özgü karekterimiz bütün dünyada büyük bir saygı uyandırdı.
Türkiye bu şampiyonada her yönüyle en çok konuşulan,hayranlık ve saygı duyulan bir ülke olmuştur.Milli Takımımızın Teknik Direktörü Fatih Terim'de olumlu ve olumsuz en çok tartışılan ve gündemde olan antrenör olmuştur.
Şimdi turnuva boyunca konuşulan ve aklımızda kalan çarpıcı ve önemli gelişmeleri bir hatırlayalım.
İlk Portekiz maçında Fatih Terim Arda'yı oynatmamış,Bayern Münih'te orta sahanın sağında büyük işler yapan Hamit Altıntop'u da daha az verimli olacağı ve istemediği bir yerde sağ bekte oynatmıştı.Başarı detaylarda gizlidir.Ne oldu o maç?Kötü futbol oynadık.Rakibi gözümüzde büyüttük ve kendi oyunumuzu oynayamadık.Netice hüsran.
İkinci maçta,yani İsviçre maçında Arda oynadı.Ancak Hamit yine sağ bekte başladı.Kadro yine değişmiş,Gökdeniz ve Tümer ilk onbirde başlamıştı.Sonra yağmur da başladı.İlk yarıyı 1-0 mağlup kapadık.İkinci yarıda yağmurun ağırlaştırdığı sahaya göre gerekli değişiklikler yapıldı.Semih girdi,Sabri girdi,bir süre sonra Sabri sağ beke Hamit ortanın sağına yani kendi yerine geçti,son dakikalarda biri Semih diğeri Arda ile iki gol bulduk ve maçı 2-1 kazandık.
Çek maçında da kötü ve silik oynadık,2-0 yenik duruma düştük ama Hamit Altıntop'un asistleri Arda ve Nihat'ın iki golüyle yine son dakikalarda maçı 3-2 lehimize çevirmeyi başardık.Maçın son 15 dakikasında gerçekten rakipten korkmadan kendi oyunumuzu rakibe kabul ettirerek oynadık ve zafer geldi.
Maçtan sonra bir kanalın muhabiri Arda'ya sordu." Kutlama yapacakmısınız?" Arda'nın cevabı muhteşemdi." Şimdi şükretme zamanı.Şükretmeye gidiyoruz.Kutlamaya değil."
Hırvat maçında daha iyi oynadık.Top yaptık,topu paylaştık,top uzun süre bizde kalınca biz iyi oynuyoruz ama pozisyon sıkıntısı çektik.Neticede uzatmada 119.dakikada yediğimiz gole 122.dakikada Semihin bazukası ile cevap verdik ve maçı uzatmaya götürdük.Uzatmada biz daha iyi oynadık ama maçı penaltılarla kazandık.
Maçtan sonra Hırvat Teknik Direktörü'nün gökyüzünü göstererek yaptığı yorum ilginçti." Türkler güçlüler ama onlara çok daha büyük bir güç yardım ediyor."
Fatih Terim ise yaptığı basın toplantısında basına çatmaktan,insanları suçlamaktan başka bir şey konuşmadı.
Semih ise,bütün Türk milletinin duaları ile inancımızla maçları çeviriyoruz,dedi.
Şimdi gelelim esas anlatmak istediğimiz konuya.
Eskiden Milli takım da dahil olmak üzere Türk takımları Avrupa arenasına çıktıklarında maçların başlarında biraz iyi oynasalar da sonlarda kondisyon biter,oyundan düşer ve maçlar genellikle bu zaafiyetten kaybedilirdi.Bu turnuvada Fatih Terim'in Amerikadan getirttiği özel kondisyonerler bilimsel çalışma ve beslenme yöntemlerini hazırlık dönemi de dahil olmak üzere takımımıza o kadar iyi uygulamış ve o kadar verimli bir kondisyon yüklemişler ki bu şampiyonada eskiye göre tam tersi bir şekilde maçların sonlarında biz diri kaldık rakipler oyundan düştü.Bu Türk futbolu adına çok güzel bir gelişmeydi.
Bilimsel,bilinçli ve sıkı çalışmanın başarıdaki önemi tartışılmaz.Peki bu turnuva boyunca bir " Mucize " sözcüğü dillerden düşmedi.Büyük bir çoğunluk,Türklerin bu geri dönüşleri bir mucizeydi,derken hatta bizim basında bu görüşe katılırken,Fatih Terim,ben şansa inanmam,mucizeyi insan kendi yapar,gibi ifadeler kullandı.
İşte biz de araştırmalarıımza göre,öğrendiğimiz ve bildiğimiz kadarıyla bu konuya bir açıklık getirelim,dedik.
Yüce Allah Peygamberlerine,insanları doğru yola gelmelerine vesile olmaları adına,olağanüstü güçler ve haller vermiştir.Yeri ve zamanı geldiğinde Allah'ın sevgili kulu olan peygambeler,Allah'a sığınıp dua ederek,Allah'tan istemişler ve Yüce Allah'da onların güzel hatırlarına onlar için olağanüstü haller,yani mucizeler yaratmıştır.İşte Peygamberlerde gözüken bu olağan üstü hallere " Mucize ",yine Allah'ın çok sevdiği kulları olan Allah adamları dediğimiz Evliya ve Veli kullarına bahşettiği olağanüstü hallere de " Keramet " denir.
Yani bu şampiyona da Türk Milli Takımının lehine gelişen olayların mucize ile uzaktan yakından bir alakası yoktur.
Ancak,yine Yüce Allah,şartlarına uygun olarak,içten ve gönülden samimiyetle yapılan duaları da kabul etmektedir.Yani bütün Türk milletinin hulusi kalb ile yaptığı o içten duaları kabul etmiş ve yabancıların bilmedikleri için " Mucize " diye yanlış tanımladıkları o muhteşem gelişmeler yaşanmıştır.
Peki,yukarıda da belirttiğimiz gibi o bilimsel çalışmalar yapılmasaydı,oyunucularmız yeteneklerini sahada büyük bir inanç ve kararlılıkla sergilemeselerdi,savaşıp mücadeler etmeselerdi;Fatih Terim yaptığı büyük yanlışlardan dönüp hatalarından ders alarak doğru taktikleri uygulatmasaydı,bu dualar gerçekleşirmiydi?..O Yüce Allah'ın bileceği bir şey,ama bizim bildiğimiz Allah çalışana verir.Yani bir insan bir işi başarmak için çok çalışacak,o işi başarmak için gerekli maddi bütün sebeplere meşru yoldan sarılaca,sonra da manevi olarak Allah'a sığınıp dua ederek neticeyi Allah'tan bekleyecek.İşte buna İslam dininde yani bizim dinimizde " Tevekkül " deniyor.Tevekkül,yan gelip yatmak,çalışmadan,sebeplere yapışmadan,Allah bana gönderir,demek asla değildir.
Neticede Fatih Terim'in haklı olduğu bir tarafı izah etmiş olduk.Ancak,onun da Türk milletinin muazzam yakarışını,dualarını,Yüce Allah'ımızın da bize yardım etmesini göz ardı etmemesi gerek.Başarıyı kendine mal etmemeli..Sadece kendi bilgi,tecrübe ve çalışmalarına bağlamamalı..Ben,ben,ben dememeli..O konu ile ilgili bütün etkenlerin hakkını vermeli,kabul etmeli,onları da anmalı..O zincirin bütün halkalarını dile getirmeli..
Buna karşı tez olarak,bu düşüncenin bir yanlışı olarak son saniyelerde kazandığımız maçlar,sonra Almanya maçında olduğu gibi son saniyelerde kaybettiğimiz maçlara da dönüşebilir..Hem de böyle çok üst seviye bir maçta gelmiş geçmiş en iyi oyunumuzu hem de dokuz eksik futbolcumuza rağmen oynayarak...
Şu sözü hepimiz biliriz;" Gururlanma padişahım senden büyük Allah var."
Sevgili Ahmet Çakar,maçlar oynanırken bir televizyon kanalında Fatih Terim ile ilgili çok ilginç bir yorum yapmıştı." Halkın % 80' i Fatih Terim'i sevmiyor demiyorum,nefret ediyor."Son maçtan sonraki yorumlarında da bu sözünün arkasında olduğunu gösterdi.Hatta o programdaki yorumcularla beraber ortak bir kanıyı da dile getirmişlerdi." Sadece Fatih Terim'e kızdıklarından konuştuğumuz bir sürü insan Milli Takımın başarısını istemiyor."
Ne acı değil mi?..İnsanlarda bu kötü duygunun oluşmasına sebep olduğu için Fatih Terim şapkasını önüne koymalı ve artık hatalalarını anlayıp,kendini düzeltmeli.Demeçleri ve konuşmalarına dikkat etmeli,infiale ve gönül kırıklıklarına sebep olacak şeyleri söylememeli.Zaten çok güzel bir söz vardır."Söz ağızdayken insanın esiri,ağızdan çıkınca da insan sözün esiridir."
Ayrıca Fatih Terim Milli Takımı da bıraktım diyerek,hatalarına bir tanesini daha eklemiştir.Milli takım tam ekol ve gelenek olacak bir futbol tarzını bulmuşken ve bu tarzı da Fatih Terim takıma oynatmaya başlamışken,Milli Takımı bırakması bence çok ama çok yanlıştır.
Biz,öyle güzel ve affedici bir milletiz ki,Fatih Terim kendini yukarıda anlattığımz manada biraz değiştirip, biraz daha egolarından arınmış mütevazi bir yapıya bürünse,bütün millet bu istisna adamı bağrına basacaktır.Onunla beraber Türk futbolunda da başarılar arka arkaya gelecektir.Bunları bir düşün sevgili Fatih Terim.Biz seni sevmek için hazırız.
Bir basketbol adamı olarak gündemin önemi gereği futbol yazısı yazdım.Sürç-i lisan ettimse affola.
Ahmet Dedeoğlu
Basketbol Antrenörü
Spor Yazarı
[Only Registered Users Can See Links] ([Only Registered Users Can See Links])
ahmetdedeoglu@potaforum.com

95nba08
06-26-2008, 09:12 PM
hocam klavyenize sağlık çok güzel özetlediniz keşke final oynayabilseydik...

Kemal Başaran
06-26-2008, 09:34 PM
Ülkemizin başarısını kesinlikle ayrı tutuyorum ama buradan Fatih Terim hocamıza söylemek istediğim birşeyler var..Fatih hocaki isviçre maçında eliyle yedi numarayı gösterip tekme atın diyen,Fatih hocaki bizim kaç maçımızı seyircisiz oynamamızı sağlayan..Fatih hocaki kendinde biz duygusundan çok ben duygusunu barındırıp insanları küstüren..Fatih hocaki TBMM de her ne olursa olsun ülkemizi temsil eden vekiller için bü ülkdede 550 milletvekili var ama Fatih terim 1 tane var diyen..Bu ne kibir bu ne gurur..
Fatih hoca..
Kibir bir canavar gibi bekliyor pusuda
Tıpki bir volkan gibi uykusuda..sözleriyle sizi uyarmak istiyorum.Bence daha yanmanız lazım italyancadan önce örfümüzü adetimizi öğrenmeniz lazım..Antrenörlüğünüze asla sözümüz olamaz..Ama siz ki arkasında 70 milyonun sorumluluğunu taşıyan bir takımdaysanızda eleştirlerin en sertine övgülerin en güzeline maruz kalacak noktadasınız..Şu finallerde bilmiyorum dikkatinizi çektimi kamera Fatih hocayı gösterip oda stadta kendini dev ekranda görünce nasıl bakıyor nasıl değişiyor..Tarifsiz başarımız bir yana ama 'Bende hedefler hiç bitmez' derken daha bu takımda kimleri küstüreceğiniz konusunda da hedeflerinizin bitmediğini gayet iyi biliyoruz..Saygılar..

BüŞrA
06-26-2008, 09:35 PM
çok teşekkürler hocam.oyuncularımız ellerinden gelen herşeyi yaptılar.final oynasaydık keşke ama olmadı...Hayırlısı ne diyelim... tekrar teşekkürler.:)

ersan ilyasova
06-26-2008, 09:42 PM
Bu Başarılar Artık Sürekli Olmalı.Aslında Mucize Değil.Yürek,İnanç Ve Savaşma Gücüyle Alakalı Bir Şey.

BüŞrA
06-26-2008, 09:51 PM
Eren'in dediği gibi muciye değil,şans ta değil :) kimse o alınan 3 galibiyete şans demesin bence. şans 1 kere yüzüne güler. bu yüzden Türkiye şansla yarı finale kadar gelmemiştir :)
saygılar...

Hal0
06-26-2008, 11:08 PM
aslında tam olarak olmasa bile bu turnuva da bir "ekol" edindiğimiz kanısındayım. maçın son 15 dakikasını çok iyi oynuyoruz, asla pes etmiyoruz. ve genelde izledeğim maçlar için oyuncularımızın kondisyonu çok üst seviye idi. hele arda nın çek maçında 2. golden sonra bile hala "oyalanma at topu gole gidelim" demesi beni gercekten coşkulandırdı. maçın son 15 dakkasında fiziksel gücü hala yüksek adeta tek kale hücüm eden bir milli takımımız vardı bu sene. ah bir de sakatlıklar olmasa idi. bir karikatürde okumuştum, santrada iki futbolcu, biri diyerine, "türkler siz başlayın, biz son 10 dakka gelicez dedi" diyordu. :D almanya maçında da son dakkalarda gene beraberliği yakalamıştık ama koruyamadık. almanlar ın gol attıkça açılma yeteneği ve savunmadaki zaaflırımız yüzünden maçı kaybettik :(. gene de güzeldi

Ahmet Dedeoğlu
06-27-2008, 04:57 PM
Türkiye Avrupa Şampiyonasına damgasını vurdu.Bu şampiyonada maçlardaki geri dönüşlerimiz,asla vazgeçmeyişimiz,inancımız ve kararlılığımız bütün dünyada Türk milletine olan saygınlığı ve hayranlığı artırdı.Gurbetçilerimiz artık daha bir başı dik alnı ak geziyor gurbet ellerde.Spordaki enternasyonel başarıların, ülkelerin her alanda (ekonoımik,politik,kültürel,sosyal vs.) olumlu olarak dünya entegrasyonunda ne kadar önemli etkiler yaptığının göstergesidir bizim bu başarımız.Ülkelerin tanıtımında başka hiçbir aktivitenin yapamayacağı kadar etkin bir rol oynamaktadır bu uluslararası başarılar.Bir nevi soğuk savaştır bu Avrupa ve Dünya şampiyonaları.Kulüpler bazında da öyle.FB,BJK,GS,TRABZON vs.Avrupa ve dünya arenasında mücadele eden bütün kulüp takımlarımız Türkiye'yi temsil etmektedir.Onların başarısı Türkiye'nin her alanda saygı ve ilgi görmesinde,ülkemizin tantımında çok önemli katkı yapmaktadır.
Şükürler olsun Rabbimize bize böyle büyük bir başarıyı ve bu başarıyla birlikte şanlı Türk milletine yaşattığı muazzam mutluluk,sevinç ve güzellikler için.
Dünya çapında layık olduğumuz saygınlığı kazandırdığı için şükürler olsun.
" Şükrederseniz nimetlerimi artırırım,şükretmeyip nankörlük ederseniz hiç acımam elinizden alırım." buyuruyor Yüce Allah bir hadis-i kudsi'de.
İşte ne oldu?..Çek maçından sonra Arda TV muhabirinin " Şimdi bu müthiş zaferi kutlamaya mı gidiyorsunuz?" sorusuna " Kutlamaya değil,şükretmeye gidiyoruz,şimdi şükretme zamanı"demişti.Aynı tarz bir demeci de Semih ve Nihat vermişti.İşte Yüce Allah sözünde durur.Bu şükürlerden sonra oynadığımız çok zorlu Hırvat maçını da sebeplere yapışıp çok iyi mücadele ettikten sonra yine Allah'ın yardımı ve izni ile kazanıp yarı finale çıktık.
O maçtan sonra Hırvat antrenör Biliç gökyüzünü göstererek mikrofonlara çok önemli bir söz söyledi:" Türkler çok güçlü ama onlara yardım eden çok daha büyük bir güç var." Bu söz zaten bizim anlatmak istediklerimizi özetliyor aslında.
Bir insan ne kadar alçak gönüllü ve mütevazi olursa Yüce Allah onu insanların gözünde o derece yükseltir.Yine bir insan ne kadar kendini beğenmiş,kibirli olur,ve üstünlük taslayıp,başkalarını küçük görürse Allah onu insanların gözünde o nispette küçültür.
Kibir kötü bir huydur.KİBİR,kendini başkalarından üstün görmektir.UCB,kendini başkalarından üstün bilmek,kendini beğenmektir.Bu da çok kötü bir huydur.Kibir ve ucb sahibi bir insan yaptıklarını beğenir,başkalarının yaptıklarını beğenmez onları küçük görür.Kendini üstün görür.Kibir'in aksi TEVADU'dur.TEVADU güzel bir huydur.TEVADU kendini başkaları ile bir görmektir.Kendini başkalarından daha üstün veya daha aşağı görmemektir.
Yüce Allah bir hadis-i kudsi'de ( Hadis-i Kudsi:Allah'ın sözleri;hadis-i şerif:Peygamberimizin sözleri,demektir.) " Kibriya ve Azamet bana mahsustur,bunda bana ortak olanları hiç acımam yakarım." buyurmaktadır.
Arda,Nihat,Semih ve diğer oyuncularımıza kazanılan her maçtan sonra süper oynadınız,o golü attığında neler düşündünüz vs.gibi sorulara,biz sadece takıma katkı yapmak için oynuyoruz,önemli olan takımın kazanması,golü biz atmışız başka arkadaşımız atmış hiç farketmez,takımımız kazansın yeter,diye ne kadar alçak gönüllü ve mütevazi cevaplar vermişlerdi.Helal olsun çocuklarımıza.Helal olsun onları böyle güzel yetiştiren anne ve babalara.
Biz neyiz?Hep'miyiz,Hiç'miyiz?..Bir şeyi başardığımızda herşeyi kendimiz yaptık,bilgi,tecrübe,yetenek ve bütün artılarımzla bu işi ben başardım diyen insan,başarızlık zamanlarında yıkılıp,rüzgarın savurduğu bir yaprak gibi kendini aciz hissediyorsa,o zaman biz ne hep'iz ne de hiçiz.
Yüce Allah'ın verdiği güç,kuvvet,zeka,akıl,yetenek ve sağladığı çeşitli imkan ve fırsatları değerlendirip başarıyı yakaladığımızda havaya girip kendimizi üstün,başkalarını da küçük görmemeliyiz.Bu nimetleri verdiği için Allah'a şükretmeli,ve çalışmalarımızı daha da artırıp kazandığımız her başarıyı, elde ettiğimiz her nimeti Allah yolunda insanlara faydalı hizmetlere dönüştürüp,her zaman olumlu anlamda değerlendirmeliyiz.
" İnsanların en iyisi insanlara faydalı olandır." hadis-i şerifi gereği egolarımızı ve nefsimizi yenip yaptığımız her işte güzel hedefler ve amaçlar besleyerek hedeflerimize ulaştığımızda ve işlerimizi başardığımızda da hiç bir zaman kendimizi büyük görmemeli ve başarıyı kendimizden bilmemeliyiz.Her çıkışın bir inişi,her inişin bir çıkışı vardır.Her sıkıntının arkasında bir ferahlık vardır.Sıkıntılara tevekkül ile göğüs germeli,sabretmeli,çalışmalarıımzı gevşetmemeli, sıkıntılı zamanlarda ve başarısız olduğumuzda herşeyde bir hayır vardır diyerek,dua etmeli, daha çok çalışmalıyız.Türkiyemize,vatanımıza,milletimize,dü nyadaki bütün insanlara daha fazla hizmet ve yardım etmeliyiz.İnsanları sevmeli ve saymalıyız.Bütün insanlara ve mahlukata karşı sevgi ve şefkat duymalıyız.Kul ve mahlukat hakkı çok önemlidir.Hiç kimsenin kalbini kırmamalı,incitmemeli,hayvanlara asla eziyet etmemeli,bütün mahlukata karşı merhamet ve şefkat beslemeliyiz.İşlerimiz veya birşeyler hep ters gittiğinde,kendimize acaba kimin kalbini kırdım,kimi incittim diye,sormalıyız.En yakınımızdan başlayarak ( çünkü en çok en yakınımızdakilerle muhatap oluyoruz) kalbini kırdığımızı,incittiğimizi düşündüğümüz insanlarla helalleşmeli,bir şekilde gönlünü almalıyız.Peygamber efendimizin şu güzel hadis-i şerifini asla unutmamalıyız:" Bir kalp kırmak Kabe-i Şerif'i yetmiş defa yıkmaktan daha günahtır." Yeri gelince iki şıktan birini tercih etmek gerekiyorsa,kırılalım ama kırmayalım..
İnsanları sevindirmek de işlerimizin iyi gitmesine bir vesiledir.Bu konuda güzel iki hadis vardır:" Sadaka belayı defeder,rızkı artırır,ömrü uzatır." " Her iyilik sadakadır." Yaşlı bir teyzeye veya amcaya otobüste yer vermek,insanlara bilmediklerini öğretmek,yol göstermek,başkalarına rahatsızlık verecek şeyleri ortadan kaldırmak,( arabaların çarpıp kazaya sebep olmaması için yoldan bir taşı kaldırmak )gibi.Bu konudaki güzel sözler de şöyledir:
" İyilik yap denize at,balık bilmezse Halık ( Yaradan ) bilir."
" İyiliğe iyilik her kişinin harcı,kötülüğe iyilk er kişinin harcı."
" Size yapılan kötülükleri ve sizin yaptığınız iyilikleri unutun;sizin yaptığınız kötülükleri ve size yapılan iyilikleri unutmayın."
" Herhangi bir insana bir iyilik etmek, gökten lamba olarak yere inse, bu iyilikten hasıl olan nur o kadar parlaktır ki; güneş onun yanında çok sönük kalır."
Ben,hayatta düstur ve şiar edindiğim bu güzel kuralları uygulamaya çalıştım ve uyguladıkça inanın hep başarılı oldum ve kazandım.Görünüşte kaybediyor ve başarısız gözüktüğüm zamanlarda bile aslında o olayların sonuçlarının benim için hayırlı olduğunu anladım.O sonuçların başka bağlantıları iyi niyetimle doğru orantılı olarak yine bizim için hayra dönüştü."Şerden hayır doğar " diye güzel bir söz var.Önemli olan güzel bir sabırla işlerimizin sonucunu Allah'tan beklemek ve hep hayırlısını istemek.Bu iş mutlaka olsun,değil de,Hayırlı ise olsun demek ve hayırlısını istemek.
Siz de bu reçeteleri deneyin kazanacaksınız,emin olabilirsiniz.
Herkese sevgilerimle..

mkemalsafci
06-28-2008, 12:03 AM
hocam elinize,gönlünüze sağlık..çok doğru tespitler yapmışsınız.Zaten Arda'nın o lafını duyduğumda tüylerim diken diken olmuştu...Yüce Rabb'imizin varlığını bilen bir milli takıma sahip olmakla gurur duyuyorum...Helal Olsun Size...

Kemal Başaran
07-02-2008, 12:12 PM
yüce Allah'a fazlasıyla inancı olan bir milletiz bu tip başarılarda da hep yüce Hakkın bizim yanımızda olduğunun bilinci içerisindeyiz.Değerli hocam sizde çok güzel örnekler ve sözlerle bizim başarımızdaki etkin olan mucizevi olayı en iyi şekilde aktarmışsınız.Dediğiniz gibi hocam yaptığımız işlerin sonucunu sabırla Allah'tan bekleyeceğiz ve hep hayırlısını iyisini isteyeceğiz.

cbasket
07-02-2008, 05:29 PM
Semih harikaydıı her oynadığı maçta